Ağu 17

Tarık Zafer Tunaya
Prof. Dr. Tarık Zafer Tunaya

Ülkemizde Anayasa Hukukunun önde gelen fikir babalarındandır. İ.Ü Hukuk Fakültesinde öğrencilik ve hocalık yapan Tunaya üretken bir hukuk adamıdır. �Bilgin Hukukçu� diye adlandırdığı Ord. Prof. Dr. Ali Fuat Başgil� in öğrencisi olduğunu her zaman vurgulayan Sn Tunaya ölümüne kadar ülkemiz, dünya anayasal hareketi için çalışmıştır. Hukuk alanında olduğu kadar kültür alanında da üstün yetenekleri olan Tunaya� nın �Türkiye� de Siyasal Partiler�, �Siyasal Kurumlar ve Anayasa Hukuku� gibi daha pek çok, demokrasi, toplum bilim ve anayasa hukuku dallarında kitap ve makaleleri vardır.

Ağu 17

Sumru Çörtoğlu, 1943 yılında Tokat’ta doğdu.

Ankara Kız Lisesi’ni bitirdikten sonra 1966 yılında Ankara Hukuk Fakültesi’nden mezun oldu.

Çörtoğlu, 14 Mayıs 1981′de Tetkik Hakimi oldu. Kıdemli Tetkik Hakimliği de yapan Çörtoğlu, 10 Eylül 1992′de Danıştay üyeliğine, 12 Şubat 2001′de 4. Daire Başkanlığı’na seçildi.

Çörtoğlu, evli ve iki çocuk annesi.

HAKKINDA YAZILANLAR

Yargıda Bir Kadın Başkan Daha: Sumru Çörtoğlu
Anayasa Mahkemesi Başkanlığı’na Tülay Tuğçu’nun seçilmesinden sonra, Danıştay Başkanlığı’na da 68. tur sonunda Sumru Çörtoğlu seçildi. Başkanlık için yarışan iki kadın adaydan Çörtoğlu 48 oy alırken, diğer aday Tansel Çölaşan’ın 28 oy aldığı açıklandı.
BİA Haber Merkezi
02/05/2006

BİA (Ankara) – Yaş haddinden Ender Çetinkaya’nın emekliye ayrılmasıyla boşalan Danıştay Başkanlığı için yapılan seçimler sonuçlandı. Başkanlığa, 4. Daire Başkanı Sumru Çörtoğlu seçildi.

Seçimlerin 68. turunun final oylamasında Çörtoğlu 48 üyenin oyunu alırken, Danıştay Başkanvekili Tansel Çölaşan’ın ise 28 oy aldığı öğrenildi.

Yargıda söz kadınlarda

Çörtoğlu’nun Danıştay Başkanı seçilmesi kadınların yargıda yükselmelerinin yeni bir örneği oldu. Yargının en üst kademesi olan Anayasa Mahkemesi Başkanlığı’na da 25 Temmuz 2005′te de Tülay Tuğcu seçilmişti.

Başkanlık için başkanvekilleri Tansel Çölaşan ve Gönül Önbilgin ile Danıştay İkinci Daire Başkanı Mustafa Birden, Üçüncü Daire Başkanı Gürsoy Gönenç, Dördüncü Daire Başkanı Sumru Çörtoğlu, Beşinci Daire Başkanı Turan Falcıoğlu ve Dokuzuncu Daire Başkanı Arif Yüksel yarışmıştı.

Başkanlık süresi dört yıl

Danıştay Başkanı seçilebilmek için Danıştay üyelerinin salt çoğunluğunu oluşturan en az 48 üyenin oyunu almak gerekiyor. Danıştay Başkanlığı seçimlerine, bir adayın sonradan çekilmesi üzerine altı adayla devam ediliyor.

Danıştay Başkanlığı’na aday olabilmek için sekiz yıl Danıştay üyesi olarak görev yapmış olmak gerekiyor. Yaş haddinden emekliye ayrılma durumu olmazsa, Danıştay Başkanı dört yıllığına seçiliyor.

Ağu 17

Suat Hayri Ürgüplü ( 13.08.1903)- (1981)
TÜRKİYE CUMHURİYETİ CUMHURİYET SENATOSU BAŞKANI
GÖREV SÜRESİ: 28.10.1961 – 6.11.1963
Suat Hayri Ürgüplü 13 Ağustos 1903 tarihinde Şam’da doğdu. Galatasaray Lisesinden sonra İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesini 1926 yılında bitirdi. Çeşitli devlet hizmetlerinde bulundu. Türk-Yunan Ahali Değiş-Tokuşu mahkemelerinde çalıştı. İstanbul Ticaret Mahkemesi yargıçlığında bulundu ( 1929-1932).1939 ve 1943′te Kayseri Milletvekili seçildi. 2. Saraçoğlu kabinesinde Gümrük ve Tekel Bakanı oldu.1950′de tekrar parlamentoya dõndü.1952 yılına kadar Kayseri Milletvekilliği yaptı. Avrupa İstişari Meclisi’nde başkan yardımcılığı görevinde bulundu. 1952′de parlamentodan ayrılarak Bonn Büyükelçiliğine getirildi.1955′te Londra,1959′da Washington,1960′da ise Madrit Büyükelçiliğine atandı. 1961 seçimlerine katılarak Kayseri Senatörü seçildi. Cumhuriyet Senatosunun ilk başkanı oldu. Bu görevi tamamladıktan sonra 1965 yılında partilerüstü hükümetin başkanlığını yaptı.1966′da kontenjan senatörü seçildi.1972′ye kadar bu görevde kaldı. 1981 yılında vefat etti.

Ağu 17

Sıddık Sami Onar ( 1898)- (09.09.1972)
Onar modern Türk idare hukukunun kurucusu, İstanbul Üniversitesi�nin seçimle gelen ilk rektörü ve üniversitede yönetim özerkliğinin ilk savunucularındandı.

1898�de İstanbul�da doğdu; Vefa Sultanisi�ni ve İstanbul Hukuk Mektebi�ni bitirdi. Bir süre Paris Hukuk Fakültesi�nde okudu, İstanbul Ticaret Mahkemesi�nde hakimlik, Mülkiye Mektebi ile Galatasaray Lisesi�nde öğretmenlik yaptı.

1933�teki üniversite reformu sonrasında Hukuk Fakültesi�nde idare hukuku profesörü, ertesi yıl da ordinaryüs profesör oldu. Aynı fakültede iki kez dekanlığa getirildi. 1946�da yürürlüğe giren bilimsel ve idari özerklik yasasından sonra İstanbul Üniversitesi�ne seçimle gelen ilk rektör oldu ve bu görevi 1949�a kadar sürdürdü. 1948�de Fransa�nın Toulouse Üniversitesi Onar�a hukuk doktoru ünvanı verdi. 1949�da İdare Hukuku ve İdari Bilimler Enstitüsü�nü kuran Onar ölümüne değin bu kurumun müdürlüğünü yaptı. 1959�da yeniden rektör seçilen Onar DP�nin muhalefet ve basına karşı �Tahkikat Komisyonu� kurmasını anayasa ihlali olarak gördü, üniversite gençliğinin protesto hareketine destek verdi.

1961 Anayasası�nı hazırlayan kurula başkanlık yaptı, daha sonra 147 öğretim üyesinin üniversiteden uzaklaştırılmasına tepki olarak rektörlükten istifa etti. 147�liler sorununun çözümünde etkin rol oynayan Onar üçüncü kez rektör seçildi ve 1963�e kadar bu görevde kaldı. Medeni hukuk, devletler, borçlar, icra ve iflas hukukları alanlarında birçok yapıtı bulunan Onar�ın en önemli kitabı Türk hukukunda en geniş kamu hukuku incelemesi olan İdare Hukukunun Umumi Esasları�dır (1966-1967, 3 cilt). 1972�de İtalya Cumhurbaşkanı�ndan Cumhuriyet Liyakat Nişanı alan Sıddık Sami Onar�ın anısına İstanbul Üniversitesi 1977�de Onar Armağanı�nı yayımladı.

Hukuk profesörü Sıddık Sami Onar 9 Ağustos 1972�de İstanbul�da öldü.

Ağu 17

Sami Selçuk
Sami Selçuk Yargıtay Başkanı
1937 yılında Konya-Taşkent�te doğmuştur. 1955′te Konya Lisesini, 1959′da Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesini bitirdikten sonra, Ankara Yargıç Adayı olarak mesleğe başlayan Selçuk; sırasıyla Sütçüler, Akşehir, Yenice, 1972′den sonra Yargıtay Cumhuriyet Savcılığı görevlerinde bulunmuştur. Fransızca ve İtalyanca bilen, Dolandırıcılık, İstanbul, 1982; Cinayet Mahkemesi Anıları, (André Gide�den çeviri), Ankara, 1983; Dolandırıcılık Cürmünün Kimi Suçlardan Ayırımı, Ankara, 1986; Temsili ve Katılımcı Demokrasinin Kökeni, İstanbul, 1987; Toplumsal Savunma İlkeleri, (İtalyanca’dan, Flippo Gramatica�dan çeviri), Ankara, 1988; Çürütmeler, İstanbul, 1990; Önce Dil, Ankara, 1993; Çek Suçları, Ankara, 1993; Laiklik, İstanbul, 1994; Kızlık Bozma Suçu, Ankara, 1996; Zorba Devletten Hukukun Üstünlüğüne, Ankara, 1998; Demokrasiye Doğru, Ankara, 1999; Konuşma, Ankara, 1999; Özlenen Demokratik Türkiye, Ankara, 2000; Longing for Democracy, 2000 adlı yapıtları ve Varlık, Adam Sanat, Türk Dili, Türkiye Günlüğü, Yeni Türkiye, Revue de Science Criminelle et de droit Comparé, Revue Pénitentiaire et de Droit Pénal, Revue de Droit Pénal et de Criminologie (Bruxelles), Archivio Penale (Milano), Cuadernos de Politíca Criminal (Madrid) dergileri ile günlük basında Türkçe ve yabancı dilde hukuk, dil, laiklik ve Atatürkçülük ve benzeri konularda makaleler ve denemeleri bulunan; master, doktora ve doçentlik çalışmalarını bitirerek bu sanları da taşıyan ve 21.9.1982 tarihinde Yargıtay Üyeliğine seçilen Sami Selçuk, 10.7.1990 tarihinde Dördüncü Ceza Dairesi Başkanlığına, 7.7.1999 tarihinde de Yargıtay Büyük Genel Kurulunca Yargıtay Başkanlığına seçilmiştir.

Ağu 17

Sahip Molla
SAHİP MOLLA, Pirizade Mehmet (1838 � 1910)

Osmanlı İmparotorluğunun son Şeyhülislamlarındandır. Pirizadeler ismi ile maruf eski bir ailedendir. Babası Kazasker İbrahim İsmet Beydi. İstanbul� da doğdu.O zamanın tanınmış ilim adamlarından hususi dersler aldı. Meşihat ve Adliyede muhtelif memurluklarda bulunduktan sonra uzun zaman Şurayı Devlet Azalığı yaptı. 1908 Meşruiyet İnkilabından sonra ilkin Ayan azası oldu. Bir yıl sonra da Şeyhülislamlığa getirildi. Sekiz buçuk ay kadar bu mevkide kaldıktan sonra kendi arzusu ile çekilmiş ve kısa bir müddet sonra da ölerek dedesi eski Şeyhülislamlardan Pirizade Mehmet Sahip Efendinin mezarına gömülmüştür..

Ağu 17

Sabih Kanadoğlu
Sabih Kanadoğlu Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı
20.5.1938 tarihinde Menemen’de doğmuştur. Kabataş Erkek Lisesini bitirmiş, İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesinden 1959 yılında mezun olduktan sonra, askerliğini Çubuk’ta yedeksubay piyade asteğmen ve teğmen olarak yapmıştır. Burhaniye Hakim Adayı olarak mesleğe başlayan Kanadoğlu, sırasıyla Orhaneli ve Erzurum Cumhuriyet Savcılığı, Bingöl Sulh Hakimliği, Tokat ve Kırşehir Ağır Ceza Mahkemesi Başkanlığı, İzmir Ceza Hakimliği ve Bakırköy Ağır Ceza Mahkemesi ile Adli Yargı Adalet Komisyonu görevlerinde bulunmuştur.
“Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Hukuku” adlı eserinin yanısıra çeşitli yerlerde yayınlanmış makaleleri bulunan ve 19.07.1984 tarihinde Yargıtay Üyeliğine seçilen Sabih Kanadoğlu, Yargıtay Büyük Genel Kurulunca 26.12.1994 tarihinde ilk kez 28.12.1998 tarihinde de ikinci kez Yargıtay Onbirinci Ceza Dairesi Başkanlığına seçilmiştir.
Yargıtay Onbirinci Ceza Dairesi Başkanı iken, Yargıtay Büyük Genel Kurulunca gösterilen adaylar arasından 19.12.2000 tarihinde Cumhurbaşkanınca Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına seçilmiştir.

GÜNDEM GÜNDEM GÜNDEM 12 HAZİRAN 2001

Bugün Fazilet’in Karar günü
Turan YILMAZ
Hürriyet 12 Haziran 2001

Yargıtay Başsavcısı Kanadoğlu, Anayasa Mahkemesi’nin 8 Mayıs’taki gizli oturumunda şunları söyledi: ��Kapatılan bir partinin başka bir ad altında kurulmasına, aynı anayasanın göz yumarak kurma eylemini yaptırımsız bıraktığını kabul etmek olanaklı değildir. Zira, anayasa abesle iştigal etmez. ‘Kurulamaz’ buyurucu hükmünün somut olayda uygulama olanağı vardır ve ‘Kurulursa ne olur?’ sorusunun tek yanıtı, ‘Temelli kapatılır’ olacaktır.��

Hürriyet, yarın karar oturumları başlayacak FP ile ilgili kapatma davasının bugüne kadar gizli tutulan en kritik belgesini, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Sabih Kanadoğlu’nun Anayasa Mahkemesi’ndeki en son sözlü mütalaasına ilişkin tutanağı açıklıyor. Kanadoğlu, Anayasa Mahkemesi’nin 8 Mayıs tarihli gizli oturumundaki mütalaasında, şöyle dedi:

ANAYASA ABESLE UĞRAŞMAZ

Bu esasların, devletin ve demokratik laik cumhuriyetin yaşama koşulları olduğunda kuşku yoktur. Anayasa koyucu bu koşulları tehlikeye düşüren siyasi partilerin temelli kapatılacağını hükme bağlayarak, bu tür partilere yaşam hakkı vermemiştir. Laik cumhuriyet ilkesine aykırı eylemleri nedeniyle anayasa hükümleri gereğince temelli kapatılan bir partinin başka bir ad altında kurulmasına, aynı anayasanın göz yumarak kurma eylemini yaptırımsız bıraktığını kabul etmek olanaklı değildir. Zira, anayasa abesle iştigal etmez. ‘Kurulamaz’ buyurucu hükmünün somut olayda uygulama olanağı vardır ve ‘Kurulursa ne olur?’ sorusunun tek yanıtı, ‘Temelli kapatılır’ olacaktır.

YÜKSEK MAHKEME GÖZ YUMMAZ

Kapatılan bir partinin bir başka ad altında kurulmasıyla bozulan anayasal düzenin, kapatma kararı verilerek bu parti kurulmadan önceki hale getirilmesi zorunludur. Aksi halde laik cumhuriyet ilkelerine aykırı davranışta bulunduğu yüksek mahkemeniz tarafından tesbit edilen ve bu nedenle temelli kapatılan bir siyasi partinin, bir başka ad altında, demokrasinin ‘olmazsa olmaz’ koşulu laiklik ilkesinin ortadan kaldırılmasını bir devamlılık eylemi içerisinde bozmaya çalışmasına yüksek mahkemenizce göz yumulacağını kabul etmek gerekir ki, bunun kabulüne ne hukuken, ne vicdanen, ne mantıken imkan bulunmamaktadır.

KAPATILMASINI İSTİYORUM

Anayasanın 69′uncu maddesinin 7′nci fıkrasında, yüksek mahkemeniz tarafından tememli kapatılan bir partinin başka bir ad altında kurulamayacağı buyurucu hükmüne rağmen FP’nin adeta kapatma davasının sona erme aşamasında bir yedek parti olarak kurulduğu ve gerek teşkilatlanması, gerek kuruluş şekil ve biçimi, gerekse iki parti arasındaki fikir, söylem ve eylem birliği nedeniyle temelli kapatılan RP’nin başka bir ad altında örgütlenmiş biçimi, başka bir deyimle devamı olduğunda kuşku duyulmamaktadır. Bunun yaptırımı yüksek mahkemenizin doğrudan uygulanması mümkün 69′uncu maddenin 7′nci fıkrasını uygulamasından ibarettir. Bu uygulandığı anda, temelli kapatılan bir partinin bir başka ad altında kurulması önlenecek ve laik cumhuriyet korunacaktır. Bu nedenle FP’nin yüksek mahkemeniz tarafından temelli kapatılan RP’nin bir başka ad altında kurulmuş bir örgüt olduğu inancıyla anayasanın 69′uncu maddesinin 7′nci bendi gereğince temelli kapatılmasına karar verilmesini talep ediyorum.

Bu parti hukuka karşı hiledir

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Sabih Kanadoğlu, Anayasa Mahkemesi’ndeki gizli görüşmede, FP’nin RP’nin devamı olduğunu da belirterek, şöyle konuşuyor: ��RP ile FP arasında kuruluş, örgütlenme şekil ve biçimi, fikir, söylem ve eylem birliği açısından �devamlılık ilişkisi’ bulunmaktadır. FP, RP’nin Genel Başkanı Necmettin Erbakan’ın avukatı İsmail Alptekin’in başkanlığında kurulmuş, RP dönemindeki yöneticiler FP’de de görev almıştır. İki parti arasında türbanla ilgili ortak görüşlerde olduğu gibi, söylem birliği de vardır. FP’nin, RP’nin devamı olmadığı yönündeki savunması, hukuka karşı yapılan hilenin ve kendi deyimeleriyle hukuku dolanmanın anayasa yargısındaki tipik örneğidir.��

2 VEKİLLİK DÜŞÜRÜLSÜN

Kanadoğlu mütalaasında, kapatma kararı verilmesi halinde FP�lilere yönelik yaptırımlarla ilgili ek iddianamedeki taleplerinde de değişikliğe giderek, kapatma halinde sadece partinin iki kurucu milletvekili İsmail Alptekin ve Mehmet Özyol’un milletvekilliklerinin düşürülmesini istedi.

Mahkemede karar günü

FP ile ilgili, iki yılı aşkın bir süredir devam eden kapatma davasında sona gelindi. Anayasa Mahkemesi, FP ile ilgili kararını vermek üzere yarın toplanıyor. Yarınki oturumda karar çıkmaması halinde, yüksek mahkeme karar verinceye kadar oturumlarına aralıksız devam edecek. RP’nin 16 Ocak 1998′de kapatılmasından 1 ay önce 17 Aralık 1997′de Erbakan’ın avukatı İsmail Alptekin’in başkanlığında kurulan ve daha sonra Recai Kutan’ın liderliğinde yoluna devem eden FP ile ilgili kapatma davası 7 Mayıs 1999′da açıldı. Emekli olan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Vural Savaş, 7 sayfalık iddianamesinde suç odağı haline gelmek ve kapatılan bir partinin devamı olmak iddialarıyla FP’nin kapatılmasını istemişti. Savaş, o tarihte FP’den istifa etmiş olan Aydın Menderes dışındaki FP’lilerin tümünün milletvekilliğinin düşürülmesini de istedi. Savaş’ın bu talebi olası bir erken genel seçimi gündeme getirebileceği endişesiyle özellikle hükümet kanadında büyük rahatsızlık yarattı.

Ağu 17

Rıza Ulucak ( 1928)
Ankara Milletvekili-SP
ANKARA – 1928, Ali, Mürvet � Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi – İngilizce – Avukat – Maliye Bakanlığı Hazine Müşavir Avukatı, Çalışma Bakanlığı Çalışma Genel Müdürü – XX nci Dönem Ankara Milletvekili – Evli, 4 Çocuk.

Ağu 17

Rauf Denktaş ( 27.01.1924)
Rauf Raif Denktaş 27 Ocak 1924 tarihinde Kıbrıs’ın Baf bölgesinde doğdu.Rauf Denktaş 1,5 yaşındayken annesini kaybetti.Babası hakim Raif Bey’dir.Anneannesi ve babaannesi tarafından büyütülen Denktaş, 1930 yılında eğitim için İstanbul’a gönderildi.Arnavutköy’de ilkokuldan liseye kadar eğitim veren Fevziati Lisesi’nde yatılı okumaya başladı.Ortaokuldan sonra Kıbrıs’a döndü ve liseyi Kıbrıs’ta bitirdi.II.Dünya Savaşı’ndan sonra hukuk tahsili için İngiltere’ye gitti.Mezun olduktan sonra avukatlığa başladı.1949 yılı yaz aylarında savcılık yapmaya başladı.Yine aynı yıl Aydın Hanım’la evlendi.27 Kasım 1948 tarihinde Kıbrıs Türklerinin düzenlediği ilk mitingte Dr.Fazıl Küçük ile beraber hatiplik yaptı.Türk Cemaatının iki önemli ismi Faiz Kaymak ve Dr.Fazıl Küçük arasında ara bulucu rolünü üslenip, toplumun çıkarlarının takipçisi oldu.Faiz Kaymak’ın Continue reading »

Ağu 17

1857 yılında Dağıstan’da doğdu. Lezgi din bilginlerinden Mehmet Ali Efendi’nin oğludur. İlk öğrenimini Dağıstan’da gördü. Arapça öğrendi. İstanbul’a gelerek fikıh eğitimi gördü ve icazet aldı. Ayrıca Bursa Öğnetmen Okulunu da bitirdi. Daha sonra Mekteb-i Nüvab (Yargıç Okulu)nu da bitirerek öğretmenllik ve yargıçlık yaptı. 1912 de Meclis-i Tetkikat-i Şer’iyye (Din İşleri İnceleme Komisyonu) Başkanlığı’na getirildi. Anadolu Kazaskerliğine atandı. 1917 de Temyiz Mahkemesi’nde Şer’iyye Dairesi Bakanı oldu. Bu görevden Ahmet İzzet Paşa kabinesinde Seyhülislamlığa atandı (14.10.1918). Salih Paşa kabinesi’nde de Evkaf Nazırlığı yaptı. Milli Mücadeleye karşı şiddet kullanılmasına karşıydı. Bu nedenle İşgal Kuvvetleri’nin isteklerine rağmen Kuvayi Milliye’yi kınamayı reddederek O da Salih Paşa ile birlikte hükümetten ayrıldı.