Ağu 16

Hasan Karahüseyin
Bulgaristan Türk Edebiyatı

İkinci Dünya Savaşı�ndan sonra kurulan Bulgaristan Halk Cumhuriyeti�nin ilk yıllarında, Selim Bilâl, Mülâzim Çavuş, Osman Sungur gibi şairler, Bulgaristan Türk şiiri geleneğini sürdürmeye devam etmişlerdir. Ancak 1950-51 göçünün, her şeyi alt üst ettiği malûmdur. Buna rağmen, Bulgaristan�da kalabalık bir Türk toplumunun olması, kısa sürede yeni şairlerin yetişmesini sağlamıştır. Bu genç ve yetenekli şairler, bura Türk şiirinin gelişimine büyük bir hız kazandırmışlardır. Selim Bilâl, Mehmet Çavuş, Mefküre Mollova, Lâtif Ali, Hasan Karahüseyin, İsmail Çavuş, Arzu Tahirova bu misyonu gerçekleştiren değerli şairlerden birkaçıdır sadece.

Balkanlar�da Türk Şiiri – Balkan Türklerinin Kimlik Destanı
Suat Engüllü
1.Karşıyaka Şiir Kurultayı
19-21 Mart 2004/ İzmir

http://www.makturk.com

Ağu 16

Kerkük Kızı
Kerkük Kızı, Bağdat Radyosunun Türkmence bölümünden sesini duyuran, ırak Türklerinin ilk kadın ses sanatkârıdır.

Asıl adı Selime�dir. 1928 yılında Kerkük�ün Avcılar mahallesinde doğmuştur. Umumiyetle Türkmeneli bölgesinde, özellikle de Kerkük ilinde ve Kerkük�e bağlı ilçe ve kasabalarında Kerkük kızı adıyla anılmıştır.

Kerkük�ümüzün emekli belediye muhasebecisi Salih Efendi�nin eşi olan bu değerli ev hanımı ses sanatkârımız, üçü kız ikisi erkek beş çocuk anasıdır. Eşine ve çocuklarına çok bağlıdır, yüzünde daima derin ve de anlamlı bir tebessüm vardır.

Radyoda ilk kes bir Türkmen kadın sanatkârının sesini duyurması, Türkmeneli halkı, özellikle de Kerküklerin sevinçle karşılanmış ve ırak Türklerinin gönlünde taht kurmuştur. Türkiye�mizin Sanat çevrelerinde de beğenilen Kerkük kızı, ırak Türkmen kültürü ile büyük benzerlik taşıyan şanlıurfa�da da büyük bir üne kavuşmuştur.

Bağdat Radyosunun Türkmence bölümünde okuduğu şarkı ve türkülerle sanat hayatını yaşatmış ve hoyrat tarzında Muçula ve Muhalif usûllerini büyük bir ustalıkla icra etmiştir. Sosyal hayatımızda kadının konumu ile ilgili eski ananeyi ilk yıkan, cesur ve müstesnâ bir kadın olarak tanınmıştır.

Uzun hava türü olan bu usûlleri okudukça, Kerküklüler tarafından daha da çok sevilmiş, hatta Ona Kerkük kızı adını vererek ödüllendirilmiştir.

Kerkük kızı, Kerkük�te kadınlara mahsus birkaç konser vermiştir. Bir sohbette kendisini anlatırken, müziğe küçük yaşta ilgi duyduğunu ve Türkmen sanatçılarından dinlemiş olduğu mani ve hoyratları ezberlediğini söylemişti.

Değerli ses sanatkârımız Abdülvahit Küzeçioğlu�nun yardımıyla bir çok Hoyrat ve türküyü Radyo Evi için kaydetmeye muvaffak olmuştur.

Gizlilik perdesinden çıkmayan ve sesiyle, diğer kadın türkücülere iyi bir örnek olan sanatkârımız, bu sahada başarılı adımlar atmıştır. Bu eşi görülmemiş adımlar takdire şâyandır. Ümidimiz, güzel sese sahip olan çekingen bayanlarımızın da bir an önce Kerkük kızı kadar cesur olup onun izinden yürümeleridir.

Gerçekten de Selime hanım 1958 senesinde karşımıza bir kadın ses sanatçı olarak çıkmış; o tarihlerde Türk ve İslam dünyasında bu alanda ender görülen öncü kadın sanatçıların listesine hem Kerkük kızı adını altın harflerle yazdırmış hem de Türkmeneli müziğini kadın sesiyle dünyaya duyurmuştur.

Uzun seneler geçmesine rağmen Türküleri ve Hoyratları Türkmeneli halkınca hala haz alarak dinlenen, narin sesiyle, Hoyrat okuma ustalığıyla Türkmeneli klasiklerinde yer edinmiştir.

Türkmenelinin mümtaz evladı olan Kerkük Kızı�nı, Türkmeneli ses sanatında kadınların da yer alması gerekliğini bize bilfiil bu görevi üstlenerek gösterdiği için ve Türkmen toplumun önemli bir eksikliği giderdiği için de ona her zaman minnettarız.

Görevini başarıyla ifa eden sanatkârımızı her zaman yad edeceğimizi belirtir, kendisine ulu Tanrıdan sağlık, afiyet ve de uzun ömürler niyaz ederiz.

Kerkük kızının Bağdat Radyosu Türkmence bölümüne kaydettiği Hoyrat ve türkülerden örnekler aşağıda 1 �Kerkük Hoyratları ve Manileri �Atâ Terzibaşı. Ötüken Yayın evi. Nu.95.Kültür Serisi:8 . Birinci Cilt .Üçüncü Baskı.1975-İstanbul

2 – Kerkük Kızı . Sevilen Kerkük Manileri -Ahmet FİKRİ 1961- Kerkük
Kaynak: ırak Türkleri Kültür ve Yardımlaşma Derneği � Genel merkezi , kadın kollarının yayın organı olan Türkmen Bohçası dergisinde yıl:1sayı :2 kasım �aralık 2002. yayınlanmıştır

Muhalif Usûlü

Baba bu gün …
Sürme meni
Çek göze sürmemeni
Gözlerim ağam …
Eskiden emekdarım
Kapuvdan sürme meni
Aman aman aman aman aman
Aman aman elivden
Hiç bilmem hara gedim

Baba bu gün…
Göze daim
Çek sürme göze daim
Gözlerim ağam …
Nahsı yoldan gelisen
O yola göz edeyim
Aman aman aman aman aman
Aman aman elivden
Hiç bilmem hara gedim

Muçula Usûlü

Zalim zalim zalim zalim
Harab adım
Dost atar Harab adım
Rakipler yığnağ etti
Koydular harab adım
Ah men yoh sen
Düşkünüvem bu günde men zalim

Zalim zalim zalim zalim
Harab adım
Dost demez Harab adım
Avcını dağdan eder
Bir yavlış harab adım
Ah men yoh sen
Mahsübüvem zalım

Ağu 16

Halit Şengül
Halit Şengül
/şair/eğitimci/
1946 yılında Kerkük�ün Sarıkahya Mahallesinde Çiniçiler Sokağında dünyaya geldi. İlk okulu Ali Hikmet
gece okulunda, orta okulu ise Musalla okulunda bitir-di. Musalla okulunda çağımızın en büyük şairi ve Irak Türkmenlerinin milli mücadele sembolü olan Mehmet İzzet Hattat�ın öğrencisiydi.Daha sonra Eğitim Enstitü-sü�nü bitirdi.Öğretmen olarak Türkmen olmayan köy-lere tayin edildi.Şengül, hem şair, hem eğitimci hem de siyaset adamıydı. Daha ortaokul çağında iken Ker-kük�ün diğer okullarındaki milliyetçi öğrencileri topla-yıp milli geziler düzenlerdi. 1970 yılında Kerkük Korya yakasında Milliyetçi Türkmenler Topluluğunu kurdu. 1980 yılında ise Saddam güçleri tarafından tutuklandı, sorgulamada çok işkence gördü.8 Ocak 1981 tarihinde Baas rejimi tarafından idam edildi.

Ağu 16

HAKKINDA YAZILANLAR

Devrim Şehidi
Öğretmen Kubilay
Kemal Üstün
Çağdaş Yayınları / Tarih-Anı-Gezi-Olay Dizisi

Ağu 16

Hakan Kırımlı ( 30.11.1958)
Hakan Kırımlı Balıkesir’de 30 Kasım 1958′de doğdu. İlk, orta ve lise tahsillerini Ankara Koleji’nde tamamladı. Lisans derecesini 1981′de Hacettepe Üniversitesi İktisat Bölümü’nde, yüksek lisans derecesini de 1985′te aynı üniversitede (tarih) kazandı. Doktora çalışmalarına Batı Almanya’nın Münih şehrindeki Ukrayna Hür Üniversitesi’nde başlayan Kırımlı, daha sonra ABD’ye giderek Madison’daki Wisconsin Üniversitesi’nin Tarih Bölümü’ne girdi ve 1990′da bu üniversiteden tarih dalında doktor unvanını aldı. Kırımlı 1991′den beri Bilkent Üniversitesi’nde öğretim üyesi olarak çalışmakta ve ağırlıklı olarak Rusya- Sovyet tarihi ve politikaları derslerini vermektedir. Doç. Dr. Kırımlı’nın araştırma alanı daha çok Rusya- Sovyet İmparatorluklarındaki Türk- Müslüman halklarının tarihi, Türk-Rus ve Türk-Ukrayna ilişkileri ve şimdiki durumu üzerine yoğunlaşmaktadır.Hakan Kırımlı, 1995 yılında Türk Tarih Kurumu asli üyeliğine seçilmiştir. Evli ve iki çocuk babası olan Kırımlı, Türkçe, Kırım Tatarca, Rusça, İngilizce, Almanca, Kıpçak ve Orta Asya dilleri (Kazan Tatarca, Özbekçe, Kazakça, Kırgızca, Kumukça) ve az Ukranice bilmektedir.Cahiers du Monde Russe et Sovietique (Paris), Middle Eastern Studies (London), ve Central Asian Survey (London) gibi akademik dergilerin de aralarında bulunduğu çok sayıda yayın organında makaleleri yayınlanmıştır.

ESERLERİ: National Movements and National Identity Among the crimeanTatars (1905-1916) (Leiden: E.J. Brill, 1996) ve Kırım Tatarlarında Milli Kimlik ve Milli Hareketler (1905-1906) (Ankara: TTK Yayınları, 1997),Kırım Bibliyografyası (Ankara, 1986)

Ağu 16

Hac Cemil Kapkapcı ( 1904)- (1996)
1904 yılında Erbil kalesinin Tophane mahallesinde dünyaya gelmiş, uzun zaman Erbil Kerkük arasında Kapkap ticaretinde çalışmış iyi kapkap ustası olduğu için kendisine kapkapcı soyadı verilmiştir.

1912 senesinden beri mevlitlerde okuyarak ve büyük Sanatkar Şahaba dan çok şeyler öğrenerek iyi bir makamcı olmuştur, sesinin güzel ve yüksek olması nedeniyle çok sanatkarlar karşısında cüret edip okuyamazdı. Merhum Türkiye, Mısır ve Suriye yi ziyaret ederken birçok meşhur şarkıcılarla tanışma şansı olmuştur Umkalsum, Ferid el atraş ve vedi el safi gibileri.

Merhumun en beğendiği sanatkarlardan Kerkük�ten İzzettin Nimet, Muhammed Rauf ve İbrahim Rauf, Erbilden ise Haydar Abdurahman, Mişko ve Nürettin assaflı.

Kapkapcı 1958 senesinde Kâbayı ziyaret etmiştir, son günlerde çocukları başka memleketlerde yerleştikten sonra kendisi yalnız başına Erbil kentinde kalmış ve 1996 yılında birçok eser terk ederek Allah�ın rahmetine kavuşmuştur.

Ağu 16

684 yılında doğdu. Babası İlteriş öldüğünde ağabeyi Bilge 8, Kül Tegin ise 7 yaşındaydı. Ağabeyiyle birlikte amcası Kapağan Kağan tarafından büyütüldü. Bilge Kağan 32 yaşında ülke yönetimini ele aldığında, Kül Kegin de 31 yaşında onun yardımcısı oldu ve ordunun başına geçti. Ağabeyi ile birlikte ülkelerindeki isyanları bastıran Kül Tegin�e ilişkin en sağlıklı bilgiler Orhun Abideleri�nde yer alır.

Kül Tegin, 16 yaşında iken amcası Kapağan Kağan ile birlikte 50 bin kişilik Çin ordusuyla yapılan savaşa katıldı ve kahramanlığı ile dikkat çekti. Kül Tegin, 21 yaşında iken Çinli general Caca ile yapılan savaşta da yer almış ve üç atını kaybetmişti. Çinli askerlerin attığı 100�den fazla oktan kurtulmayı başararak, bu savaşın kazanılmasında büyük payı olduğu abidelerde yazılıdır.
Kül Tegin, 26 yaşında iken Göktürk Devleti�ne başkaldıran Kırgızlara karşı düzenlenen sefere de katıldı. Sanga Dağı�nın eteklerinde 710 yılında yapılan savaşta, Kül Tegin�in savaşçılığı Çinlilerin de dikkatini çekti ve Çin kaynaklarında onu �Yenilmez Savaşçı� olarak gösterdiler.

Kül Tegin 27 Şubat 731�de 47 yaşında iken öldü. 1 Kasım 731�de kendisine büyük bir cenaze töreni düzenlendi. Törene Çin, Tıtan, Tatabı, Tibet, İran, Soğd, Buhara, Türgiş, Kırgız ve diğer devlet boyları da katıldı.

Ağu 16

Leyla Bekiz ( 1929)
Abaza yazarı Bekiz Leyla, 1929 yılında Kuzey Kafkasya’da, Karaçay-Çerkes Özerk Bölgesinde bulunan Psevuç’e Dakhe adlı Abaza köyünde doğdu. Babasının adı Bekiz Abubekir’dir. 1950 yılında, yörenin ulusal okullarında orta eğitimini tamamladıktan sonra Leningrad Üniversitesi’ne giderek Filoloji Fakültesi’nden mezun oldu.

1957 yılında Kafkasya’ya dönerek Karaçay-Çerkes Bilimler Araştırma Enstitüsü’nde dil ve edebiyat tarihi üzerinde çalışmaya başladı. Çerkes edebiyatının bu bölgedeki kurucuları arasında bulunan Abıko Halid, Dışek Muhammed, Ghoşeko Husin, Vohute Abdullah ve eserleriyle ilgili monografiler hazırladı. Yöresel Çerkes edebiyatıyla ilgili olan “Sovyet Devrindeki Çerkes (Karaçay-Çerkes Yöresi) Edebiyatı” adlı incelemesini yayımladı. Çeşitli dergi ve gazetelerde de Adige ve Abaza edebiyatlarının gelişmesi ve sorunları ile ilgili birçok makaleleri ve eleştiri yazıları yayınlandı.

1961 yılından beri S.S.C.B. Yazarlar Birliği’nin üyesi olan Leyla Bekiz, Kuzey Kafkasya edebiyatının ilk kadın eleştirmenlerinden birisi sayılmaktadır.

Ağu 16

Gazneli Mahmut
Gazneli Devleti’nin en büyük hükümdarı ve de Hindistan Fatihi Gazneli Mahmut, 2 Kasım 971′de doğdu. Gazneli Devletinin kurucusu Sebük Tegin’in oğlu olan Mahmut, genç yaştan itibaren devlet idaresinde görev aldı.

997′de Gazne tahtına geçen Mahmud, Buhara, Horasan, Herat, Belh, Büst ve Kabil’i Samanilerden aldı. Daha sonra, bugünkü Afganistan ve Belucistan ile Harezm’e kadar tüm Maveraünnehir’i ele geçirdi. Ardından Rey, İsfehan, Save, Kazvin, Zencan ve Ebher’i alarak, İran topraklarının büyük bölümüne hakim oldu. Eylül 1000′de ilk Hindistan seferine çıkan Sultan Mahmut, 1027′ye kadar Hindistan’a 17 büyük sefer yaptı. Bu seferler sırasında Hindistan’da birçok cami yaptıran ve İslamiyeti öğretmek üzere alimler yerleştiren Mahmut, İslam Dininin Hindistan’da yayılıp, kabul görmesini sağladı.

Cihangirliği yanında, alim bir kişiliği de olan Mahmud sarayında alim ve şairlere sohbet ve tartışmalar da yaptırırdı. Firdevsi’nin meşhur Şehname’si de dahil devrinin pekçok kitabı Gazneli Mahmud’a takdim edildi. 33 yıl hükümdarlık yapan Sultan Mahmut, 1030′da Gazne’de vefat etti ve burada defnedildi.

Türk dünyasının yetiştirdiği en büyük hükümdarlardan biri olan Sultan Mahmut İslam dünyasında yayılma istidadı gösteren sapık Batınilik akımlarına karşı da mücadele etti. İmar faaliyetlerine büyük önem veren Sultan Mahmut, Gazne’nin yanısıra Belh ve Nişabur gibi önemli şehirleri mamur hale getirdi

Ağu 16

Kazak Edebiyatı

Kazak yazılı edebiyatının daha çok 19. yüzyılın başlarından itibaren meydana geldiğini söyleyebiliriz. Bunun öncülüğünü Mahambet Ötemisulı (1804-1846) yapmıştır. Çağdaş Kazak edebiyatının ilk temsilcileri ise Çokan Velihanov (1837-1865), Ibıray Altınsarı (1841-1889) ve Abay Kunanbayev (1845-1904)�dir.

Kazak Edebiyatının Belli Başlı Temsilcileri
Bünyamin ÖZGÜMÜŞ Yağmur Sayı : 16
Temmuz – Ağustos – Eylül 2002