SERVANTES Miguel de Cervantes (d. 29 Eylül 1547, Alcalá de Henares, İspanya - ö. 23 Nisan 1616, Madrid), İspanyol romancı, şair ve oyun yazarıdır. Sanat yaşamına genç yaşta başlamıştır. Yazıları ve tiyatroları ile kısa sürede tanınan bir yazar olmuştur. 15 Eylül 1569′da Madrid’de bir yaralama iddiasıyla Miguel de Cervantes adlı biri hakkında tutuklama kararı çıkarıldı. Verilen cezaya göre sağ eli kesilecek ve 10 yıl sürgünde kalacaktı. Bir ad benzerliği söz konusu değilse bu olay Cervantes’in İtalya’ya gidişinin nedeni olabilir. 1570′te II. Selim Kıbrıs’ı ele geçirince Papa V. Pius Osmanlılara karşı birlik çağrısında bulundu. Çağrıya yalnızca İspanya ve Venedik karşılık verdi. Cervantes Roma’daki İspanyol birliğine katıldı. 7 Ekim 1571′de Osmanlı donanmasıyla Lepanto (İnebahtı) Körfezinde yapılan İnebahtı Deniz Savaşı’na katılan Marquesa adlı kadırgada bulunan Cervantes kahramanca çarpıştı; iki kez göğsünden yaralandı, bir top güllesiyle sol elini Continue reading »
Artun Ünsal ( 1942)
Artun Ünsal 1942′de İstanbul’da doğdu. Ankara Koleji’nden (1961) sonra, Paris Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ni 1966′da, Siyasal İncelemeler Enstitüsü’nü (Sciences-Po) 1967′de bitirdi. Gene Paris Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde 1970′te Siyasal Bilim doktorasını tamamladı. 1970-1973 yılları arasında Hacettepe Üniversitesi’nde, 1975-1982 yılları arasında Ankara Üniversitesi SBF’de çalıştı. 1982 sonunda akademik kariyerine ara verip Hürriyet gazetesine girdi, 1986-1992 yılları arasında bu gazetenin Paris temsilciliğini yürüttü. Bir dönem de (1972-1986) Le Monde ve Journal de Genève gazetelerinin Türkiye temsilciliklerini yaptı. 1994′te Galatasaray Üniversitesi’nde öğretim üyeliğine atanan ve Boğaziçi Üniversitesi’nde de dersler veren Prof. Dr. Artun Ünsal’ın Siyaset ve Continue reading »
(1929-1988) Karikatürist Oyuncu - Gazeteci - Şovmen
Altan Erbulak 11 Kasım 1929′da Erzurum’da doğdu.Annesi,dini bütün bir ev kadını,sevecen ve hoş görülü. Babası Binbaşı .Altan’nın çocukluğu,babasının atanması ile ilgili olarak,Anadolu’nun muhtelif şehirlerinde geçti. İlk okulu hemen her yılını farklı okullarda okudu.Alıştığı arkadaşlarından kopmak onu çok üzüyordu. Orta okulu Bakırköy orta okulunda bitirip,Işık Lisesi’ne yazdırıldı.(Anılarında Işık Lisesi’nden ve çoçuklu- ğundan detaylı olarak bahis ediyor.Lütfen bakınız.)Işık Lisesi’nde başarısız olup,Akademinin resim bölümü- Ne kayıt oldu.Akademiyi bitirmeden onbaşı olarak askere gitti.Altan’nın babası da resim yapardı. Babası emekli olduktan sonra Bakırköy’de,Kartal Continue reading »
Ahmed Akgündüz ( 1955)
1955 yılında Diyarbakır’ın Çüngüş kazasına bağlı Malkaya köyü’nde doğdu. İlkokulu köyde tamamlayan Akgündüz, Gaziantep İmam-Hatip Lisesi’ni ve Gaziantep Lisesi fen bölümünü bitirdi. 1980 yılında Erzurum Üniversitesi İslami İlimler Fakültesi’nden; 1982 yılında İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden mezun oldu.Dicle Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ne Hukuk Tarihi Araştırma Görevlisi olarak giren Akgündüz, 1983 senesinde Mastırını ve 1986 senesinde de İslam Hukukunda ve Osmanlı Tatbikatında Vakıf Müessesesi adlı teziyle doktorasını tamamladı. 1987 senesinin Kasım ayında Hukuk doçenti olan Akgündüz, aynı yıl Konya selçuk Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ne Hukuk Tarihi ve İslam Hukuku Doçenti olarak tayin edildi.
1986-1991 yılları arasında Başbakanlık Osmanlı Arşivinde Uzman Müşavir ve Devlet Arşivleri Danışma Kurulu üyeliği sıfatlarıyla araştırmalarda bulunan Akgündüz, 1993 Continue reading »
AHMET RASİM (1864 - 1932)
Kıbrıs’lı Menteşeoğulları ailesi, Kıbrıs’tan Ermenak’a gelip yerleşir. Bu ailenin oğlu Bahaettin Efendi Ermenak’ta evlenir, bir süre Kıbrıs’a gidip Posta-Telgraf memurluğu yapar. Kıbrıs’tan görevle İstanbul’a gelirken karısını bırakır.
İstanbul’da Albay Laz Mehmet Bey’in varlıklı ailesinin yanında Nevber adından bir evlâtlık vardı. Nevber, Hacı Sadık Bey’le evlenmiş, ondan bir çocuğu olduktan sonra ayrılmış, kendisini yetiştirip koruyan ailenin yanına dönmüştü.
Karısını bırakıp İstanbul’a gelen Bahaettin, İstanbul’da Nevber Hanımla evlendi. Görevle Tekirdağı’na giderken, eşi Nevber Hanım’ı da götürdü. Nevber Hanım gebeydi. Kocası Bahaettin, onu boşayıp Tekirdağı’nda başka bir kadınla evlendi. Nevber Hanım, yine İstanbul’daki eski hanımının yanına döndü. Eski hanımı, Nevber’i Sarıgüzel’de küçük bir eve yerleştirdi. Nevber Hanım burda bir oğlan çocuğu doğurdu. (1864) Çocuğun adını Ahmet Rasim koydular.
Her gittiği yerde evlenmeyi huy edinen, aile bağına önem vermeyen bencil bir kişi olan Rasim’in babası, birkaç kez daha evlendi, başka çocukları oldu. Rasim’le annesini bikez bile sorup aramadı.
Nevber Hanım, dikiş dikip kazandığı parayla, Rasim’i büyük bir özen göstererek büyüttü. Baba baskısı olmadığı için Rasim ele avuca sığmaz bir çocuk oldu. Birkaç okul değiştirdi. Falaka dayağı korkusundan okuldan kaçtı. Okuldan kaçıyor, arkadaşlarıyla cami avlularından oynuyordu. Kendisini ve annesini koruyan ailenin büyüğü Albay Laz Mehmet Bey’in ölümü üzerine, değiştirdiği dördüncü okuldan da alınıp Darüşsefaka’ya yazdırıldı. 1876′da Darüşsefaka’ya girdiği zaman onbir yaşındaydı. Abdülhamit’in tahta çıktığı yıldı. Darüşşefeka, Rasim için ilk aylarda sıkıntılı, ama sonraları sıcak bir sevecenlik yuvası olmuştu. Burda haylazlıktan kurtularak düzenli bir yaşama Continue reading »
1947 yılında Avusturya’da doğdu. Ankara Atatürk Lisesi, Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi İdari Şube ve Dil Tarih Coğrafya Fakültesi, Yeniçağ Tarihi Bölümü’ni bitirdi. Viyana Üniversitesi’nde Slavistik ve Orientalistik Bölümü’nde okudu. Chicago Üniversitesi tarih bölümünden yüksek lisans diploması aldı. 1979 yılında doçent, 1989 yılında profesör oldu. Paris, Princeton, Moskova, Berlin, Viyana gibi dünyanın en ünlü üniversitelerinde misafir profesörlük yaptı. Yerli ve yabancı dergilerde ‘Şehirler ve İdare Tarihi’ üzerine makaleleri bulunuyor. Prof. Dr. Ortaylı CIEPO (Uluslararası Osmanlı Çalışmaları Topluluğu) Başkan Yardımcısı ve Avrupa İranoloji Cemiyeti üyesi.
ESERLERİ
Tanzimattan Cumhuriyete Yerel Yönetim Geleneği, Türkiye İdare Tarihi, Osmanlı İmparatorluğu’nda Alman Nüfuzu, Gelenekten Geleceğe, İmparatorluğun En Uzun Yüzyılı, İstanbul’dan Sayfalar, Studies On Ottoman Transformation, Hukuk ve İdare Adamı Continue reading »
Adı, Doğumu ve Yetişmesi
Hem hadis hem de fıkıh ilminde önemli yeri olan ve Müslümanlar arasında en çok yayılan dört fıkıh mezhebinden de birinin imamı olarak bilinen İmam Malik’in tam adı Malik ibnu Enes ibni Malik ibni Ebi Amir el-Asbahi’dir. Künyesi Ebu Abdillah’tır. Medi-ne’de dünyaya gelmiştir. Doğum tarihi hakkında farklı rivayetler bulunmaktadır. Ancak yaygın olan rivayete göre h. 93 (M. 711 - 712) yılında doğmuştur. Ailesi Yemen asıllıdır. Dedesi Malik ibnu Ebi A-mir’in Yemen valisinden zulüm görmesi sebebiyle Medine’ye hicret ettiği rivayet edilir. İbnu Hacer el-Askalani, el-İsabe adlı eserinde dedesinin babası olan Ebu Amir’in sahabeden olduğunu dile getirir. Daha başka kaynaklarda da onun ashabdan olduğu ve Bedir savaşı hariç Resulullah (s.a.s.)’ın birçok ileri gelen sa-vaşına katıldığı bildirilmiştir. Malik ibnu Enes, çocukluk yaşlarında Kur’an-ı Kerim’i ezberleyerek Continue reading »
Türk matbaacısı olan İbrahim Müteferrika, 1674 yılında Macaristan’ın Kolojvar kentinde doğdu. Protestan bir Macar ailesinin oğlu olan İbrahim Müteferrika ilahiyat öğrenimi gördüğü sırada Türklere esir düştü. İstanbul’a getirildi ve müslüman oldu. Osmanlı Devletinde (vezirlerin emirlerini ilgililere duyurma görevi) müteferrikalık yaptı. Dil bilmesinden dolayı başka devletlerle olan müzakere heyetlerinde bulundu. Bir süre, Türkiye’ye davet edilmiş bulunan Macar beyi F.Rakoezi’nin hizmetine verildi. Macaristan’daki öğrenimi sırasında basım işlerini de öğrenmiş bulunduğundan bir matbaa kurmayı amaç edindi. 1719-1720 yılları arasında matbaayı kurdu. İbrahim Müteferrika’nın bu teşebbüsüne karşı çıkanların aşılmasında, Damad İbrahim Paşa’nın Continue reading »
Özbek Türkü yazar ve gazeteci İbrahim Rahim,1916′da Fergana ili Kuva ilçesi Saykeldi köyünde doğdu. Okulu bitirince öğretmenlik yaptı. “KolhozYoli”, “Yaş Leninçi” gazetelerinde (1933-1937) memur, bölüm müdürü olarak çalıştı. “1937-1940 yılları arasında Sovyet ordusunda görev yaptı. Savaş başladığında da savaşlara katıldı ve 1946 yılında
yurduna döndü. Cumhuriyet radyosunda çalıştı. Daha sonra Moskova Yüksek Parti Mektebi’nde okudu (1947-1950). Sonra “Kızıl Özbekistan” gazetesinde(Partinin ve hükümetin resmi gazetesi) bölüm müdürü, baş yazar (1950-1961), Özbekistan Gazeteciler Cemiyeti başkanı (1957-1963), “Özbek film” film stüdyosu direktörü (1962-1966), “Gülistan” dergisi baş yazarı(1966-1969), Moskova’daki “Literaturnaya Gazeta”nın Özbekistan’daki muhabiri, (1969-1971), “Muştum” Continue reading »
Biga’da doğdu.Kurtuluş Savaşı’nda, Yunan işgali altındaki bölgede kurulan “Şark-ı Karib Çerkesleri Temin-i Hukuk Cemiyeti”nin kurucuları arasında bulundu (1921). Bu nedenle ülkeyi terk etmek zorunda kaldı ve 150′lik sürgün listesine kondu. Onbeş yıl kadar Suriye’de yaşadıktan sonra 1938 yılında çıkarılan afla Türkiye’ye döndü. Biga’da öldü.
ESERLERİ
Suriye’de iken gazetelerde yazıları yayımlanmış ve Çerkesler’le ilgili bazı araştırmalarda bulunmuştur. “Siyaset Hastalığı”, “Letaif ve Hikemiyat”, “Gizli Mezheplerin Esrarı”, “Türkiye İnkılabı Continue reading »

Son Yorumlar