Charles Francis Brush (d. 17 Mart 1849 - ö. 15 Haziran 1929) William Stanley, Jr. ( 28 Kasım 1858 – 14 Mayıs 1916)
Eyl 21

 

İstanbul’da, Ayazpaşa’da doğdu. (17 Ağustos 1864) Babası, Hünkâr yaverliğinde bulunmuş, Erzurum Mevki komutanıyken Ölmüş Mehmet Sait Paşa’dır. Hüseyin Rahmi dörtbuçuk yaşın, dayken, annesinin ölümü, babasının ikinci kez evlenmesi üzeri­ne, büyükannesinin Aksaray’daki evinde, teyzesinin ve komşu kadınların arasında büyümüştür. Çelimsiz bir çocuktu. îlk git­tiği mahalle okulunda, hocasının suratına su sıktığı için dayak korkusuyla okuldan kaçmış; zorlanınca da, okula gidiyorum diye evden çıkarak çantasını bir duvar yıkıntısının kovuğuna sakla­dıktan sonra, Sütçü bostanı, Cinci meydanı, Langa, Samatya de­meyip serseri dolaşmış, sonunda yakalanınca, Hırkaa Şerifteki büyük teyzesinin evine kaçmış. Eniştesi onu «Mahrec-i Aklâm» adlı okula yazdırmıştır. Bu okul da kapanınca, tarih öğretmeni Abdurrahman Şeref çok beğendiği ondört yaşındaki Hüseyin Rah-mi’yi, müdürü bulunduğu Mülkiye Mektebi’ne (Siyasal Bügiler Okulu) almıştır. Bu okulu bitirince, Meşrutiyet’in ilânına dek (1908) memurluk yaptı. Meşrutiyetle birlikte gazeteciliğe baş­ladı. O kısa memurluk yılları, sonra da iki dönem Kütahya Mil. letvekilliği (1935-1943) dışında, yaşamını kalemiyle kazandı.

Daha oniki yaşındayken Gülbahar Hanım adlı bir oyun yaz­dı. Bu oyun yayınlanmadı. Yayınlanan ilk yazısı, Ceride-i Hava­dis gazetesinde çıkan «İstanbul’da bir Frenk» tir. (1887) O za­man bu yazıyı okuyan Beşir Fuat:

— Bu çocukta espri komik var, dikkat edin! demişti.

1901′de Alafranga adlı romanı İkdam gazetesinde tefrika edi­lirken, içinde geçen «haşerat» sözünün hafiyeleri (muhbirleri) düşündürdüğü yargısına varılarak, romanın yayınlanmasının sansürce yasaklanması üzerine Hüseyin Rahmi Meşrutiyet’in ilânına dek susmuştur.

Meşrutiyet’in ilanıyla birlikte, 24 Temmuz 1908′de ilk sayısı çıkan «Boşboğaz ile Güllâbi» adlı haftada iki kez çıkan bir mizah dergisi yayınlar, Ahmet Rasim ve kitapçı İbrahim Hilmi (Çığır-açan)’la birlikte çıkardıkları Boşboğaz mahkemeye verilir. Be-raet eder. Ama ancak 36 sayı sürebilen Boşboğaz kapatılır.

İkdam Gazetesinde tefrika edilirken yarım kalan Alafranga adlı romanını, bu kez Şıpsevdi adıyla Sabah gazetesinde tefrika ettirdi.

Ünlenmesini sağlayan ilk romanı «Şık»tır. Ahmet Mithat Efendi’ye postayla gönderdiği bu roman, Tercüman-ı Hakikat’te tefrika edildi. (1888) O tarihten başlayarak Ahmet Mithat Efen. di’nin gazetesi Tercüman-ı Hakikat’te, sonra da İkdam gazetesin­de (1894) çalışmaya başladı. Ardarda romanları tefrika edildi, hikâyeleri yayınlandı. Daha sonraları eserleri Sabah, Vakit, Za­man, Cumhuriyet, Sonposta gazetelerinde yayınlandı.

1912′de Heybeliada’ya taşındı. Bir süre sonra orda yaptırdığı köşke yerleşerek, yaşlı yengesi, yengesinin kızı, çok sevdiği ço­cukluk arkadaşı emekli albay Hulusi Bey’le yaşamını sürdürdü. Hiç evlenmedi.

1924 yılında Son Telgraf gazetesinde tefrika edilen «Ben De­li miyim?» adlı romanı, ahlâk bozucu olduğu nedeniyle kovuştur­maya uğradı, Hüseyin Rahmi’yle birlikte gazetenin sorumlu yö­netmeni Fevzi Lütfi Karaosmanoğlu mahkemeye verildilerse de, dâva beraetle sonuçlandı.

Yaşamının son otuzbir yılını Heybeliada’da, tepedeki köş­künde geçirdi ve orda öldü. (8 Mart 1944) Heybeliada mezar­lığına gömüldü.

40 roman, 2 oyun, 7 hikâye, 2 tartışma, 6 çeviri kitabı vardır.

One Response to “HÜSEYİN RAHMİ GÜRPINAR (1864-1944)”

  1. serkan balkaya Says:

    Hüseyin Rahmi GÜRPINAR benim çok severek kitaplarını okuduğum bir yazardır. Ne hikmettirki, ömrümde ilk defa gittiğim heybeliadadan döndüğüm gece rüyamda kendisini gördüm ve inanın internette araştırana kadar ne heybeliadada yaşadığını, nede son okuduğum roman olan ve kendisine ait olan can pazarı adlı romanı heybeliadada vefatından önce yazdığı son roman olduğunu bilmiyordum. Bugün yine sırf evini ziyaret için abimle beraber heybeliadaya gittik. Evi eskisinden iyi durumda ama binanın dışı pek bakımlı değil. Bende hikaye kitabı yazıyorum ve yazarken kendisinin ilham kaynağı olmasını diliyorum.

Leave a Reply