Oca 25

celsius.jpgAnders Celsius (27 Kasım 1701, Uppsala – 25 Nisan 1744, Uppsala), ünlü İsveçli fizikçi, gökbilimci ve matematikçidir.

Babası astronomi profesörüydü. Astronomi, matematik ve deneysel fizik okuyan Celsius, bir süre Uppsala Üniversitesi’nde matematik profesörü olarak öğretim üyeliği yaptıktan sonra 1730′da Astronomi profesörlüğüne getirildi. 1733′te kendisinin ve başkalarının kutup ışıklarına (aurora borealis) ilişkin, yapmış oldukları 316 gözlemin sonuçlarını derleyerek yayımladı.

1736′da dünyanın kutuplardan daha basık olduğunu ileri süren Newton’un savını kanıtlamak amacıyla saha araştırması yapan Maupertius’un ekibiyle İsveç’in kuzeyindeki Tornia’ya gitti. Meridyen ölçümündeki katkılarıyla bu ekibin Newton’un savını doğrulamasına yardımcı oldu. 1740′ta Uppsala Gözlemevi’ni kurarak, Jüpiter’in uydularının ışık şiddetindeki değişimi ve fotometrik yöntemlerle yıldızları inceledi.

Celsius bugün astronomi alanındaki çalışmalarında çok, 1742′de Continue reading »

Oca 25

andre-marie-ampere.jpgAndré-Marie Ampère (20 Ocak 1775 – 10 Haziran 1836), Fransız fizikçi. Elektromanyetizmayı ilk bulan kişiler arasında gösterilir. Elektrik akımı birimi Amper onun adına ithafen verilmiştir.

Ampere Lyon’da doğdu. Babası ona Latince öğretmek istiyordu ancak matematiğe olan ilgisini ve yatkınlığını görünce vazgeçti. Ancak Ampere, Latincesini, Euler ve Bernoulli’nin konularını izleyip uzmanlaşacak derecede ilerletti.

1799′da Julie Carron ile evlendi. 1796′yı izleyen yıllarda Lyon’da özel matematik, kimya ve dil dersleri verdi. 1801′de bir fizik ve kimya profesörü olarak Bourg’a taşındı. Hasta eşini ve küçük oğlunu (Jean Jacques Ampère) Lyon’da bıraktı. Eşi 1804′te öldü. Aynı yıl Ampere, Lyon Lisesinde matematik profesörü oldu.

1809′da Paris Politeknik okulunda matematik profesörü olarak göreve başladı ve bilimsel çalışmalarını sürdürdü. 1814′de enstitü üyeliğine kabul edildi. Elektrik ile manyetizma arasındaki ilişki ve dolayısıyla elektromanyetizma bilimi (kendi deyişiyle “elektrodinamik”) ile çok yakından ilgileniyordu. 11 Eylül 1820′de Örsted’in, Volta Continue reading »

Oca 25

İngiltere’nin Cornwall madencilik bölgesindeki Illogan’da doğdu. Babası maden ocağı yöneticisiydi.
1800 yılında pistonun her hareketinde buharın erken kesilerek basıncın genişletilmesi mantığıyla çift taraflı çalışan yüksek basınçlı Cornish adını verdiği buharlı makinaları yapmaya başladı.
1801 yılında ilk başarılı buharlı otomobilini yaptı.Araç saatte 13 km hız yapabiliyordu. Bu arabasıyla bir yılbaşı akşamı Cornwall’daki Camborne’da bir tepeye tırmanmıştır. 1803 yılında ise daha güçlü ikinci arabasını yaptı. Yolların çok kötü olmasından dolayı otomobillerde fazla zaman kaybetmek istemediğinden geliştirmek için uğraşmadı.
1804 yılında bir vagonun şasesi üzerine sabit bir buhar makinesi yerleştirerek dünyanın Continue reading »

Oca 25

orstptr.jpgHans Christian Ørsted, (d. 14 Ağustos 1777 – ö. 9 Mart 1851). Danimarkalı profesör, fizikçi ve kimyager.

Immanuel Kant’ın düşüncelerinden etkilenmiştir. Elektromanyetizma olarak bilinen kavramı, elektrik ile manyetizma arasındaki ilişkiyi bulmasıyla ün kazanmıştır.
1819’da, bir derste Volta piliyle deney yaparken elektrik devresinin açılma ve kapanması ile yakında bulunan pusulanın iğnesinin saptığını görerek araştırmasını bu yönde geliştirince, bir mıknatısın yanındaki telin içinden akım geçirildiğinde mıknatısın teli hareket ettirdiğini gözlemiş. Böylece elektrik ile magnetizma arasındaki ilişki kanıtlanmıştır. Bir telin içinden akım geçirildiğinde elektrik akımının telin çevresinde bir manyetik alan oluşturduğu anlaşıldı. Oersted’in yaptığı deneylerin sonuçlarının 1820 Continue reading »

Oca 22

İbrahim Paşa, 1789′da Kavala’da doğdu. Babası Kavalalı Mehmed Ali Paşa’dır. Babası Mısır’da yarı bağımsız bir idare kurduğu sırada İbrahim İstanbul’daydı. İbrahim, buradan Mısır defterdarlığına tayin edildi. Kölemen ve Vahhabilerin isyanlarını bastırmak üzere Said’e (Yukarı Mısır) gönderildi. Burada Bedevilerle mücadele etti. Vahhabi hareketi Suriye ve Irak’ı tehdit etmeye başlayınca, babası tarafından bu sorunu çözmekle görevlendirildi. İbrahim, bunun üzerine 1816 yılında Hicaz’a hareket etti. Bir süre Medine’de kaldı. Halka iyi davranarak kendine taraftar topladı. Bu sırada kendisine “Paşa” ünvanı verildi. El-Reis ve El-Şekre gibi önemli yerleri ele geçiren İbrahim Paşa, isyanı bastırdı. Mora isyanı başlayınca, Osmanlı devleti tarafından yardımı istenen Kavalalı Mehmed Ali Paşa, isyanın bastırılması işini oğlu İbrahim Paşa’ya verdi. İbrahim Paşa, Osmanlı donanması ile birleşmek üzere Rodos’a gitti. Sonra Mora’ya geçti. Modon’a girdi. Navarin’i kuşattı ve teslim olmaya zorladı. Yunanlılara yardıma gelen İngiltere, Fransa ve Rusya, Navarin’de Osmanlı donanmasını yaktı. Bu sırada Yunanistan bağımsızlığını ilan etti. İstediği Suriye valiliğini alamayan Kavalalı Mehmed Ali Paşa, İbrahim Paşa’yı Suriye’ye gönderdi. Kısa sürede Kudüs ve Nablus’u aldı. Sur, Sayda, Beyrut ve Trablus gibi şehirleri ele geçiren İbrahim Paşa, burada sükuneti sağlamaya çalıştı. Müslüman olmayanlara bazı imtiyazlar verdi. Halkın ve Avrupalıların takdirini kazandı. Üzerine yollanan Osmanlı kuvvetlerinin hepsini yenen İbrahim Paşa, Adana’ya kadar ilerledi. Daha Continue reading »

Oca 22

Osmanlı padişahlarının otuzikincisi ve İslam halifelerinin doksanyedincisi.

Saltanatı: 1861-1876

Babası: II. Mahmud Han- Annesi Pertevniyal Sultan

Doğumu: 8 Şubat 1830 Vefatı: 4 Haziran 1876

Küçük yaşta din ve fen ilimlerini tahsile başladı. Kısa zamanda Arapça, Farsça ve dini bilgileri çok iyi bir şekilde öğrendi. Ayrıca boş zamanlarını değerlendirerek ata binmek, kılıç kullanma, güreş tutmak, cirit atmak gibi zamanın bütün spor dallarında pek mahir oldu. Ağabeyi Abdülmecid zamanında veliaht ilan edilen Abdülaziz bundan sonra devlet idaresi ve Avrupa’nın siyasetini iyi bir şekilde takibe çalıştı. Abdülmecid Han’ın 25 Haziran 1861′de ölümü üzerine tahta çıktı.

Bu sırada devletin durumu son derece karışıktı. Malî sıkıntı son haddinde idi. Karadağ, Hersek ve Girit’te büyük bir karışıklık hüküm sürüyordu. Avrupa devletlerinin müdahalede bulunacaklarını anlayan Abdülaziz Han yayınladığı bir fermanla onların Tanzimat konusundaki endişelerini, nispeten, ortadan kaldırdı. Malî konulardaki sıkıntının önüne geçebilmek için israf ve gereksiz harcamaların önlenmesine çalıştı. Rüşvet ve irtikab işine karışanları şiddetle cezalandırdı.

1862′de Karadağ bölgesinde çıkan isyanı serdar-ı ekrem Ömer Paşa Continue reading »

Kas 28

(PROF. DR. HAYRİYE SÜLEYMANOĞLU YENİSOY hocamızın daha güncel biyografisini bize ulaştırdığı için. Erhan SULEY arkadaşımıza özellikle teşekkür ediyorum.)

Bulgaristan’da Memoğlu-Süleymanoğlu soyadıyla bilinen Hayriye S. Yenisoy 10. Mart 1934′te Filibe’nin (Plovdiv’in) Kriçim (Kırçma) kasabasında doğdu. İlkokul ve rüştiye öğrenimini Türk okulunda tamamladıktan sonra Kriçim Bulgar Kız Lisesinde okudu. Sofya Üniversitesi Filoloji Fakültesi Türkoloji Bölümünden yüksek baflarıyla mezun oldu. Daha sonra aynı Üniversitenin Slav Filolojileri Fakültesi Bulgar Dili ve Edebiyatı Bölümünü de yine yüksek baflarıyla bitirdi. Mecburi hizmeti Kırcaali Türk Öğretmen Okulunda (Türk Pedagoji Mektebinde) geçti. Burada Türk dili ve edebiyatı öğretmenliği yaptı ve edebiyat derneğini kurdu. Yoğun bir çalışma sürecine girdi ve dernek üyesi öğrencileriyle birlikte Doğu Rodop Türklerini köy köy dolaflarak folklor incileri topladi. Mecburi hizmeti biter Continue reading »

Eki 25

Feridun Emecen ( 1958)
Prof. Dr. Feridun M. EMECEN
1958 yılında Bulancak (Giresun)’da doğdu.
1975′de İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesine girdi. 1978 yılında aynı fakültenin Tarih Araştırmaları Enstitüsü’nde memuriyet hayatına başladı.1979′da Tarih Bölümü Yeniçağ Kürsüsü’nden mezun oldu. 1981 yılında aynı kürsüde asistan olarak görev yapmaya başladı. 1985′de ” XVI. Asırda Manisa ve Yöresinin Sosyal ve Ekonomik Tarihi” konulu doktora tezini verdi. 1987′de yardımcı doçent, 1989′da ise Doçent ünvanını aldı. 1995′de de Profesör oldu. Halen Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü’nde Klasik Dönem Osmanlı Tarihi ve Avrupa Tarihi derslerini vermekte ve bu konularla ilgili yüksek lisans ve doktora tezlerini idare etmektedir.

İhtisas sahası: Yeniçağ Tarihi
Üyesi olduğu kuruluşlar: Türk Tarih Kurumu
Kitapları:
XVI. Asırda Manisa Kazası, Ankara:Türk Tarih Kurumu, 1989.
Osmanlılar’da Divan-Bürokrasi-Ahkam: II. Bayezid Dönemine Ait 906/1501 Tarihli Ahkam Defteri. İstanbul 1994. ( İ.Şahin ile birlikte)
Mühimme Defreti , nr.90 ( müşterek çalışma), İstanbul 1993.

Eki 25

Fahir İz
1911 yılında İstanbul’da doğdu. Yüksek Öğretmen Okulu Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü’nü bitirdi (1938). İÜ Edebiyat Fakültesi Eski Türk Edebiyatı öğretim görevlisi oldu. 1970 yılında ABD’ye gitti. Orada 7 yıl süren araştırmalar yaptı. Dönüşünde Boğaziçi Üniversitesi’nde görev aldı. Yurtdışındaki birçok ansiklopedinin Türkiye’ye ilişkin maddelerine katkıda bulundu. Dergilerde inceleme ve araştırmaları sürekli yayımlandı.

ESERLERİ:
Eski Türk Edebiyatında Nâzım, Cilt: 1, Eski Türk Edebiyatında Nâzım, Cilt: 2, Eski Türk Edebiyatında Nesir. Ayrıca Saltukname ile Pabuççu Ahmed’in Garip Maceraları adlı eserleri yeniden yayına hazırladı.

Eki 22

Erdoğan Merçil ( 25.02.1938)
Prof. Dr. Erdoğan MERÇİL
25.02.1938 yılında İstanbul’da doğdu.
1961 yılında İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Ortaçağ Tarihi Kürsüsü’nden mezun oldu.1963 yılında aynı üniversitenin Ortaçağ Tarihi Kürsüsü’nde asistan oldu.
1969′da doktor, 1973′de doçent, 1980′de profesör oldu. Bu süreler içinde İran, İngiltere ve Almanya’da araştırmalar yaptı. Fakülte yönetiminin çeşitli kademelerinde Anabilim Dalı ve Bölüm Başkanlığı ile Dekan yardımcılığı görevlerinde bulundu. Halen İstanbul Üniversitesi Eebiyat Fakültesi Ortaçağ Tarihi Öğretim Üyesi olarak görevine devam etmektedir.
Üyesi olduğu kuruluşlar: Türk Tarih Kurumu, Türk Kültürünü Araştırma Enstitüsü
Bildiği yabancı diller: İngilizce, Farsça
Kitapları:
Fars Atabegleri Salgurlular. Ankara 1975. 2 baskı Ankara: TTK, 1991.
Ahmed b. Mahmud, Selçuk-Nâme,I-II. İstanbul 1977.
Kirman Selçukluları. İstanbul: Kültür Bakanlığı, 1980. Continue reading »