Ağu 16

Hilmi Dinç ( 1923)
Hv.Tbp.Tuğg. Hilmi Dinç 1923 yılında İstanbul�da doğdu, 1946�da tabip çıktı, 1947-48 yıllarında ABD�de hava tababeti kursu gördükten sonra Eskişehir�de Amerikalı uzmanlarla birlikte hava fizyolojisi laboratuarının kuruluşunda bulundu. 1957-62 yıllarında GATA�da iç hastalıkları ihtisası yaptı, 1963-64 yıllarında da ABD�de kardiyoloji ve gastroenteroloji kursları gördü. Etimesgut ve Eskişehir Hava Hastaneleri Baştabipliğinden sonra Hava K. Sağlık Daire Başkanlığı da yaparak 1973�de emekli oldu, 1983 yılında da vefat etti. 1955 yılında yazdığı Havacılık Tababetinde Fizyoloji kitabı, bugün bile geçerli temel bilgileri içermektedir.

Ağu 16

Hüseyin Arı ( 1947)
Konya Milletvekili-

KONYA - 1947, Halil İbrahim, Zekiye - Kara Harp Okulu, Tank Okulu, Kara Harp Akademisi, Silahlı Kuvvetler Akademisi - Almanca, Orta Arapça - Kurmay Subay - Kurmay Albay, 58 inci Tümen Kurmay Başkanı - XX nci Dönem Konya Milletvekili - Evli, 2 Çocuk.

Ağu 16

Hüseyin Avni Oktay ( 1893)- (1978)
huseyin avni oktay (1893-1978)1893 yılında Filibe�de doğdu.Osmanlı-Rus Savaşı sırasında ailesı ile birlikte Anaduluya göç ederek İznik’e yerleşti.Bursa Rüştiyesini bitirdikten sonra Balkan Savaşlarına katıldı.Birinci Dünya Savaşı patlayınca Suriye-Filistin cephesine gönderildi.Burada ingilizlere karşı savaşırken Şam’da esir düştü, oradan Mısır İskederiye’ye götürüldü,10 aylık esaretten sonra kacarak yurda dönmeyi başardı.İznik kuvayı-milliye o içinde aktif görevler aldı. Gökbayrak tabur’unda milis kuvvetleri bölük kumandanlığı yaptı.TBMM düzenli orduları kurulunca batı cephesinde askeri sevkiyat subaylığına atandı.Bölgede oluşturulan ve Kocaeli kumandanı halit pasa’nın emrinde Mudanya’ya giren ordunun en ön saflarında çarpıştı.Kırmızı şeritli istiklal savası madalyası ile cumhuriyetin 10 ncu yılında verilen 10 yıl madalyası ile ödüllenderildi.Savaştan sonra il encümen üyeliği ile 1945-1948 yıllarında İznik Belediye Baskanlığı yaptı.İki kızı bir oğlu olan Hüseyin Avni Oktay 1978 yılında İznik’de vefat etti.Mezarı İznik’dedir.

Kaynak: Ulusal Kurtuluş Savaşınde İznik Recep Bozkurt

Ağu 16

Hüseyin Hilmi Işık ( 1911)- (26.10.2001)
1911 de Eyüp Sultan da doğdu. İlk öğrenimini Eyüp Sultan Reşadiye Numune Okulu nda yaparak birincilikle bitirdi. Halıcıoğlu Askeri Lisesi giriş imtihanlarını pekiyi alarak kazandı. 1929 da Askeri Liseyi birincilikle bitirdi. Eczacılık Fakültesi ne girerek askeri eczacı oldu. Gülhane Hastanesi nde bir senelik stajını birincilikle bitirip üsteğmen olarak Askeri Tıbbiye Okulu na müzakereci tayin edildi. Bu sırada Kimya Fakültesi ne kaydolarak, yüksek matematikçi Von Mises den, mekanik profesörü Prager den, fizikçi Dem Ber den, teknik kimyayı Goss dan okudu. Kimya Profesörü Arnd ın yanında çalıştı. Takdirlerini kazandı.

Arnd ın yanında 6 ay travay yapıp Penylciyan - Nitromethan - Methyl esteri cisminin sentezini yaptı ve formülünü keşfetti. Dünyada ilk olan bu başarılı çalışması İngilizce olarak Fen Fakültesi Dergisi nde ve Almanya da çıkan (Zentral Blatt) kimya kitabının 1937 tarih 2519 sayısında Hüseyin Hilmi Işık isminde yazılıdır.

Hüseyin Hilmi Işık, 1936 senesi sonunda 1-1 sayılı Türkiye nin ilk kimya yüksek mühendisi diplomasını aldı. O sene Türkiye de ilk ve tek kimya yüksek mühendisi olduğu günlük gazetelerde yazıldı. Bu başarısından dolayı askeri kimya sınıfına geçirildi. Ankara da Mamak ta zehirli gazlar kimyageri yapıldı. Burada 11 sene kaldı. Auver Fabrikası Genel Direktörü Mer Zbached ve kimya doktoru Goldstein ve optik mütehassısı Neumann ile yıllarca çalıştı. Onlardan Almanca da öğrendi. Harp gazları mütehassısı oldu.
1947 de Bursa Askeri Lisesi nde kimya öğretmeni, sonra eğitim müdürü oldu. Burada ve sonra Kuleli ve Erzincan Askeri Liseleri nde uzun seneler kimya öğretmenliği yaparak yüzlerce subay yetiştirmiştir. Kıdemli albayken 1960 yılında emekli olmuştur.
Sonra Vefa, Çağaloğlu, Bakırköy Sanat Enstitüleri gibi çeşitli okullarda matematik, kimya öğretmenlikleri yapmıştır. Hayatı boyunca siyasete hiç karışmamıştır.

Çeşitli din, fen, tarih ve kültürel yayınları vardır. Almanca, Fransızca, Arapça ve Farsça dillerini çok iyi bilirdi.
Bir kızı, bir oğlu olup, Damadı Enver Ören ve torunu A. Mücahid Ören dir. Rahmetli oğlundan Ferruh Işık isminde bir torunu daha vardır. Muhterem eşi hayattadır.

Hüseyin Hilmi Işık hayatı boyunca insanlarla iyi geçinmeyi, güzel ahlak sahibi olmayı, fitnelere karışmamayı tavsiye etmiştir.
Yetiştirdiği binlerce öğrencisi ülkeye hep faydalı hizmetlerde bulunmuştur. 26 10 2001 günü vefat etmiştir. Yüce Allah tan kendisine rahmet ve geride kalanlara başsağlığı dileriz.

HAKKINDA YAZILANLAR

Allah rahmet eylesin
Türkiye 27 Ekim 2001

Zamanımızın büyük mütefekkiri, binlerce seveninin dua ve gözyaşlarıyla defnedildi.

Eyüp Sultan Camii, dün tarihinin en kalabalık günlerinden birini yaşadı. Cenaze namazını Beylerbeyi Camii eski imamlarından Mustafa Güneş kıldırdı. Törene damadı ve İhlas Holding Yönetim Kurulu Başkanı Enver Ören, torunu Ferruh Işık, aile fertleri, milletvekilleri, çok sayıda işadamı, belediye başkanları, sanatçılar, gazeteciler ve Türkiye�nin dört bir yanından gelen binlerce seveni katıldı.

Oğlunun yanına defnedildi
Cenaze namazını müteakip merhum Hüseyin Hilmi Işık�ın naaşı omuzlara alınarak cami avlusunda medfun bulunan Eyyub el Ensari Hazretlerinin türbesinin önüne getirildi. Ruhuna fatihalar okunduktan sonra omuzlara alınarak Eyüp Sultan Mezarlığı�ndaki aile kabristanına getirilen merhum Hüseyin Hilmi Işık�ın naaşı bir süre önce vefat eden oğlu Ahmet Işık�ın yanına defnedildi.

Allah rahmet eylesin
İSTANBUL- Büyük mütefekkir, Gazetemizin sahibi ve İhlas Holding Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Enver Ören�in kayınpederi Hüseyin Hilmi Işık ahirete irtihal etti.Türkiye�nin ilk kimya yüksek mühendisi, eczacı, emekli öğretmen albay olan merhum Hüseyin Hilmi Işık�ın naaşı dün Eyüp Sultan Camii�nde ikindiyi müteakip kılınan cenaze namazının ardından Eyüp Sultan�daki aile kabristanına defnedildi.
Türkiye Gazetesi Hastanesi�nde tedavi gördüğü sırada 90 yaşında ebediyete intikal eden merhum Hüseyin Hilmi Işık�ın naaşı buradan alınarak Eyüp Sultan Camii�ne getirildi.Türkiye�nin dört bir tarafından gelerek cami avlusu ve Eyüp Meydanı�nı tıklım tıklım dolduran sevenleri tarafından karşılanan merhum Hüseyin Hilmi Işık�ın naaşı cenaze aracından alınarak adeta parmaklar üzerinde musalla taşına kadar taşındı.

Eyüp�te tarihi kalabalık
Ona karşı son görevlerini yerine getirmek için Eyüp Sultan Camii�ne akın eden sevenleri Eyüp�te bayram namazını aratmayacak şekilde izdiham meydana getirdiler. İkindi namazını müteakip Beylerbeyi Camii eski imamlarından Mustafa Güneş tarafından kıldırılan cenaze namazının ardından Merhumun naaşı eller üstünde Cami avlusunda medfun bulunan Sahabe-i Kiram�dan Eba Eyyüb El Ensari Hazretlerinin türbesinin önüne getirildi. Burada imamın, �Merhum için hüsnü şehadette bulunur musunuz?� sorusuna cemaat hep birlikte, �Bulunuruz� dediler. İmamın , �Hakkınızı helal ettiniz mi?� sözü üzerine de üç kez, �Helal ettik� dediler. Merhumun ruhuna hep birlikte dua edilirken en önde bulunan Dr. Enver Ören�in gözyaşlarını tutamadığı görüldü. Ruhuna fatihalar okunduktan sonra merhum Işık�ın naaşı eller değil adeta parmakların ucunda Eyüp Sultan Kabristanı�ndaki aile mezarlığına götürülerek bir süre önce vefat eden oğlu Abdülhakim Işık�ın yanına defnedildi.

Kimler katıldı?
Cenaze namazına damadı ve İhlas Holding Yönetim Kurulu Başkanı Dr Enver Ören, torunu Ferruh Işık, diğer aile fertleri; ünlü işadamları Ulusoy Holding Yönetim Kurulu Başkanı Yılmaz Ulusoy, Erdem Holding Yönetim Kurulu Başkanı Zeynel Abidin Erdem ve Yönetim Kurulu Üyesi Nezih Erdem, milletvekilleri Ali Coşkun, Celal Adan,İsmail Kahraman, DYP İl Başkanı Süleyman Soylu, Eyüp Belediye Başkanı Ahmet Genç, Eminönü Belediye Başkanı Lütfi Kibiroğlu, Bayrampaşa Belediye Başkanı Hüseyin Bürge, sanatçılar, gazeteciler ve Türkiye�nin dört bir yanından gelen binlerce seveni katıldı.

İlk Kimya Yüksek Mühendisimiz
1911�de İstanbul Eyüpsultan�da doğan Işık, ilk öğrenimini Eyüp Sultan Reşadiye Numune Okulu�nda yaparak birincilikle bitirdi. Halıcıoğlu Askeri Lisesi giriş imtihanlarını pekiyi dereceyle kazandı. 1929�da askerî liseyi birincilikle bitirdi. Eczacılık Fakültesine girerek askerî eczacı oldu. Gülhane Hastahanesi�nde bir senelik stajını birincilikle bitirip üsteğmen olarak Askerî Tıbbiye Okulu�na müzakereci tayin edildi. Bu arada Kimya Fakültesi�ne kaydolarak, yüksek matematikçi Von Mises�den mekanik profesörü Prager�den, fizikçi Dem Ber�den, teknik kimyacı Goss�dan ders aldı. Kimya profesörü Arnd�ın yanında çalıştı, takdirlerini kazandı.
Arnd�ın yanında 6 ay travay yapıp Phenyciyan-Nitromethan-Methyl esteri cisminin sentezini yaptı ve formülünü keşfetti. Dünyada ilk olan bu başarılı çalışması İngilizce olarak fen fakültesi dergisinde ve Almanya�da çıkan (Zentral Blatt) kimya kitabının 1937 tarih 2519 sayısında Hüseyin Hilmi Işık isminde yazılıdır.

Hüseyin Hilmi Işık 1936 senesi sonunda 1/1 sayılı Türkiye�nin ilk kimya yüksek mühendisi diplomasını aldı. O sene Türkiye�de ilk ve tek yüksek kimya mühendisi olduğu günlük gazetelerde yazıldı. Bu başarısından dolayı askerî kimya sınıfına geçirildi. Ankara Mamak�ta zehirli gazlar kimyageri yapıldı. Burada 11 sene kaldı. Auver Fabrikası Genel Direktörü Mer Zbached ve kimya doktoru Goldstein ve optik mütehassısı Neumann ile yıllarca çalıştı onlardan Almanca da öğrendi. Harp gazları mütehassısı oldu.
1947�de Bursa Askerî Lisesi�nde kimya öğretmeni, sonra öğretim müdürü oldu. Burada ve sonra Kuleli, Erzincan askerî liselerinde uzun seneler kimya öğretmenliği yaparak yüzlerce subay yetiştirmiştir. Kıdemli albay iken 1960 yılında emekli olmuştur.
Sonra İstanbul�da Vefa, Cağaloğlu, Bakırköy sanat enstitüleri gibi çeşitli okullarda matematik, kimya öğretmenlikleri yapmıştır. Hayatı boyunca siyasete hiç karışmamıştır.

Çeşitli din, fen, tarihî ve kültürel yayınları vardır. Almanca, Fransızca, Arapça ve Farsça dillerini çok iyi bilirdi.
Bir kızı, bir oğlu olup, oğlu 7 ay önce Hakk�ın rahmetine kavuşmuştur. Damadı Enver Ören ve torunu Mücahit Ören�dir. Rahmetli oğlundan Ferruh Işık isminde bir torunu daha vardır. Muhterem eşi hayattadır.

Hüseyin Hilmi Işık hayatı boyunca insanlarla iyi geçinmeyi, güzel ahlak sahibi olmayı, fitnelere karışmamayı tavsiye etmiştir.
Yetiştirdiği binlerce öğrencisi ülkeye hep faydalı hizmetlerde bulunmuştur. Yüce Allah�tan kendisine rahmet geride kalanlara başsağlığı dileriz.

Xxxxxxxxxxx

Bir yıldız daha kaydı
Zaman 27 Ekim 2001

Ülkemizin sevilen simalarından Hüseyin Hilmi Işık, kalp yetmezliği sonucu 90 yaşında hayatını kaybetti. Bir yıldır kalp yetmezliği çeken ve son 6 aydır durumu ağırlaşan Işık, dün Eyüp Sultan Camii’nde ikindi namazını müteakip kılınan cenaze namazının ardından Eyüp Sultan Mezarlığı’nda toprağa verildi.

Eyüp Sultan Camii avlusunu cenaze namazından önce dolduran binlerce seveni, Hüseyin Hilmi Işık için dua etti. Cenaze namazından sonra Işık’ın naaşı eller üzerinde Eyüp Sultan Türbesi’nin önüne kadar getirildi. Burada yapılan duayı müteakip cemaatten merhum için helallik istendi. Tabut, cemaatin elleri üzerinde mezarlığa taşınarak toprağa verildi.
Hüseyin Hilmi Işık’ın damadı İhlas Holding Yönetim Kurulu Başkanı Enver Ören’in cenaze töreninde bitkin olduğu ve ayakta güçlükle durduğu gözlendi. Törene, Kültür eski Bakanı İsmail Kahraman, AK PARTİ Genel Başkan Yardımcısı Ali Coşkun, Erdem Holding Yönetim Kurulu Başkanı Zeynel Abidin Erdem, Yılmaz Ulusoy, DYP İstanbul İl Başkanı Süleyman Soylu, DYP Milletvekili Celal Adan gibi isimler de katıldı.

Işık hakkında ne dediler?
Cenazeye katılanlar, merhum Hüseyin Hilmi Işık hakkında şunları söylediler:

Ali Coşkun:
Ülkede milli ve manevi değerlerin bozulduğu imani esasların tehlike altında olduğu bir dönemde büyük gayretler sarf eden bir zatın cenazesinde bulunuyoruz. İslami hayatın müdafii ve yeniden öğretilmesinde örnek bir öğretmen ve önemli bir insandı. Yetiştirdiği talebelerin de onun bu örnek kişiliğini devam ettireceğine inanıyorum.

İsmail Kahraman:
Alim zatın ebediyete irtihali dolayısıyla üzüntümüz büyük. Çok zor şartlarda insanımızın gelişmesi için gayretler vermiştir. Kendisi rahmetli olan böyle zatlar ceset olarak aramızdan ayrılırlar; ama eserleriyle ebediyete kadar yaşarlar.

Hüseyin Hilmi Işık kimdir?
1911 yılında Eyüp’te doğdu. İlköğrenimini Eyüp Sultan Reşadiye Numune Okulu’nda yaptıktan sonra Halıcıoğlu Askeri Lisesi’ne girdi. Liseyi 1929′ da bitiren Işık, eczacılık fakültesine girerek askeri eczacı oldu. Gülhane’deki stajını bitirmesinin ardından teğmen olan Işık, Albaylık rütbesine kadar yükseldi.

1947 yılında Bursa Askeri Lisesi’nde kimya öğretmeni, sonra müdür oldu. Burada ve daha sonra görev aldığı Erzincan askeri lisesinde yüzlerce subay yetiştirdi. Kıdemli albay iken 1960 yılında emekli oldu. Emekliliğinden sonra da eğitimden kopmayan Işık, Vefa, Cağaloğlu, Bakırköy sanat enstitüleri gibi çeşitli okullarda matematik, kimya öğretmenliği yaptı. Hayatı boyunca siyasetten uzak kalan ve dîn, fen, tarih ile kültürel alanlarda yayınları olan Işık, Almanca, Fransızca, Arapça ve Farsca dillerini biliyordu. Oğlu yedi ay önce vefat eden Işık’ın kızı İhlas Holding Başkanı Dr. Enver Ören’le evli. H. Hilmi Işık, hayatı boyunca insanlarla iyi geçinmeyi, güzel ahlak sahibi olmayı, fitnelere karışmamayı tavsiye etti. Ülkeye faydalı binlerce öğrenci yetişmesine önderlik etti.

Xxxxxxx

Hüseyin Hilmi Işık vefat etti
Yeni Şafak 27 Ekim 2001
Son devrin büyük alimlerinden Hüseyin Hilmi Işık önceki gece vefat etti. Kimya yüksek mühendisi, eczacı, emekli öğretmen albay olan merhum Hüseyin Hilmi Işık’ın naaşı Eyüp Sultan Camii’nde ikindiyi müteakip kılınan cenaze namazının ardından Eyüp’teki aile kabristanına defnedildi.

Cenaze namazı dolayısıyla dün ikindi vakti Eyüp Sultan Camii bayram ve cuma namazlarından daha kalabalıktı. Cami avlusu ve Eyüp Meydanı tıklım tıklım dolduran sevenleri ona karşı son görevini yerine getirdiler. Cenaze namazını Beylerbeyi Camii eski imamlarından Mustafa Güneş kıldırdı.

Enver Ören’in acı günü
Cenaze namazına damadı ve İhlas Holding Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Enver Ören, torunu Ferruh Işık, diğer aile fertleri, ünlü işadamları Ulusoy Holding Yönetim Kurulu Başkanı Yılmaz Ulusoy, Erdem Holding Yönetim Kurulu Başkanı Zeynel Abidin Erdem ve Yönetim Kurulu Üyesi Nezih Erdem, milletvekilleri Ali Coşkun, Celal Adan, İsmail Kahraman, DYP İl Başkanı Süleyman Soylu, Eyüp Belediye Başkanı Ahmet Genç, Eminönü Belediye Başkanı Lütfi Kibiroğlu, Bayrampaşa Belediye Başkanı Hüseyin Bürge, sanatçılar, gazeteciler ve Türkiye’nin dört bir yanından gelen binlerce talebesi katıldı.

Cenaze namazını müteakip merhum Hüseyin Hilmi Işık’ın naaşı eller üstünde cami avlusunda medfun bulunan Sahabe-i Kiram’dan Eba Eyyüp el Ensari Hazretlerinin türbesinin önüne getirildi. Burada imamın, “Hocamız için hüsnü şehadette bulunur musunuz?” sorusuna cemaat hep birlikte, “Bulunuruz” dediler. İmamın, “Hakkınızı helal ettiniz mi?” sözü üzerinede üç kez, “Helal ettik” dediler.

Merhumun ruhuna için hep birlikte dua edilirken en önde bulunan Dr. Enver Ören’in gözyaşlarının tutamadığı görüldü. Ruhuna fatihalar okunduktan sonra merhum Işık’ın naaşı eller üstünde Eyüp Sultan kabristanındaki aile mezarlığına götürülerek bir süre önce vefat eden oğlu Abdulhakim Işık’ın yanına defnedildi.

İLME VAKFEDİLEN BİR ÖMÜR
Kimya yüksek mühendisi ve eczacı, emekli öğretmen albay Hüseyin Hilmi Işık, 1911′de Eyüp Sultan’da doğdu. Işık, ilk öğrenimini Eyüp Sultan Reşadiye Numune Okulu’nda yaparak birincilikle bitirdi. Halıcıoğlu Askeri Lisesi giriş imtihanlarını pekiyi alarak kazanan Işık, 1929′da Askeri Liseyi birincilikle bitirdi. Eczacılık Fakültesi’ne girerek askeri eczacı olan Işık daha sonra Gülhane Hastanesi’nde bir senelik stajını birincilikle bitirip üsteğmen olarak Askeri Tıbbiye Okulu’na müzakereci tayin edildi. Hüseyin Hilmi Işık, 1936 senesi sonunda 1-1 sayılı Türkiye’nin ilk kimya yüksek mühendisi diplomasını aldı. O sene Türkiye’de ilk ve tek kimya yüksek mühendisi olduğu günlük gazetelerde yazıldı. 1947′de Bursa Askeri Lisesi’nde kimya öğretmeni, sonra eğitim müdürü oldu. Burada ve sonra Kuleli ve Erzincan Askeri Liseleri’nde uzun seneler kimya öğretmenliği yaparak yüzlerce subay yetiştirdi. Kıdemli albayken 1960 yılında emekli oldu. Sonra Vefa, Çağaloğlu, Bakırköy Sanat Enstitüleri gibi çeşitli okullarda matematik, kimya öğretmenlikleri yaptır.

Hayatı boyunca siyasete hiç karışmayan Işık’ın çeşitli konularda (din, fen, tarih ve kültürel) yayınları bulunuyor. Almanca, Fransızca, Arapça ve Farsça’yı çok iyi bilen Işık iki çocuk babasıydı. Muhterem eşi hayatta olan Işık’ın, oğlu Ahmet Işık 7 ay önce vefat etmişti. Kızı ise İhlas Holding Yönetim Kurulu Başkanı Enver Ören ile evli. Hüseyin Hilmi Işık hayatı boyunca insanlarla iyi geçinmeyi, güzel ahlak sahibi olmayı, fitnelere karışmamayı tavsiye etmişti.

Hüseyin Hilmi Işık vefat etti
Milli Gazete 27 Ekim 2001

Büyük mütefekkir ve İhlas Holding Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Enver Ören’in kayınpederi Hüseyin Hilmi Işık ahirete irtihal etti.
Türkiye’nin ilk kimya yüksek mühendisi, eczacı, emekli öğretmen albay olan merhum Hüseyin Hilmi Işık’ın naaşı Eyüp Sultan Camii’nde ikindiye müteakip kılınan cenaze namazının ardından Eyüp Sultan’daki aile kabristanına defnedildi.
Türkiye Gazetesi Hastanesi’nde tedavi gördüğü sırada 90 yaşında ebediyete irtihal eden merhum Hüseyin Hilmi Işık’ın naaşı buradan alınarak Eyüp Sultan Camii’ne getirildi.Türkiye’nin dört bir tarafından gelerek camii avlusu ve Eyüp Meydanı’nı dolduran sevenleri tarafından karşılandı.

İkindi namazını müteakip Beylerbeyi Camii eski imamlarından Mustafa Güneş tarafından kıldırılan cenaze namazının ardından merhumun naaşı eller üstünde cami avlusunda medfun bulunan Sahabe-i Kiram’dan Eba Eyyüb El Ensari Hazretleri’nin türbesinin önüne getirildi.

Ruhuna fatihalar okunduktan sonra merhum Işık’ın naaşı Eyüp Sultan Kabristanı’ndaki aile mezarlığına götürülerek bir süre önce vefat eden oğlu Abdulhakim Işık’ın yanına defnedildi.

HÜSEYİN HİLMİ IŞIK KİMDİR ?
Kimya yüksek mühendisi ve eczacı, emekli öğretmen albay Hüseyin Hilmi Işık, 1911′de Eyüp Sultan’da doğdu.
İlk öğrenimini Eyüp Sultan Reşadiye Numune Okulu’nda yaparak birincilikle bitirdi. Halıcıoğlu Askeri Lisesi giriş imtihanlarını pekiyi alarak kazandı. 1929′da Askeri Liseyi birincilikle bitirdi. Eczacılık Fakültesi’ne girerek askeri eczacı oldu. Gülhane Hastanesi’nde bir senelik stajını birincilikle bitirip üsteğmen olarak Askeri Tıbbiye Okulu’na müzakereci tayin edildi. Bu sırada Kimya Fakültesi’ne kaydolarak, yüksek matematikçi Von Mises’den, mekanik profesörü Prager’den, fizikçi Dem Ber’den, teknik kimyayı Goss’dan okudu. Kimya Profesörü Arnd’ın yanında çalıştı. Takdirlerini kazandı.

Arnd’ın yanında 6 ay travay yapıp Penylciyan - Nitromethan - Methyl esteri cisminin sentezini yaptı ve formülünü keşfetti. Dünyada ilk olan bu başarılı çalışması İngilizce olarak Fen Fakültesi Dergisi’nde ve Almanya’da çıkan (Zentral Blatt) kimya kitabının 1937 tarih 2519 sayısında Hüseyin Hilmi Işık isminde yazılıdır.

Hüseyin Hilmi Işık, 1936 senesi sonunda 1-1 sayılı Türkiye’nin ilk kimya yüksek mühendisi diplomasını aldı. O sene Türkiye’de ilk ve tek kimya yüksek mühendisi olduğu günlük gazetelerde yazıldı. Bu başarısından dolayı askeri kimya sınıfına geçirildi. Ankara’da Mamak’ta zehirli gazlar kimyageri yapıldı. Burada 11 sene kaldı. Auver Fabrikası Genel Direktörü Mer Zbached ve kimya doktoru Goldstein ve optik mütehassısı Neumann ile yıllarca çalıştı. Onlardan Almanca da öğrendi. Harp gazları mütehassısı oldu.
1947′de Bursa Askeri Lisesi’nde kimya öğretmeni, sonra eğitim müdürü oldu. Burada ve sonra Kuleli ve Erzincan Askeri Liseleri’nde uzun seneler kimya öğretmenliği yaparak yüzlerce subay yetiştirmiştir. Kıdemli albayken 1960 yılında emekli olmuştur.
Sonra Vefa, Çağaloğlu, Bakırköy Sanat Enstitüleri gibi çeşitli okullarda matematik, kimya öğretmenlikleri yapmıştır. Hayatı boyunca siyasete hiç karışmamıştır.

Çeşitli din, fen, tarih ve kültürel yayınları vardır. Almanca, Fransızca, Arapça ve Farsça dillerini çok iyi bilirdi.
Bir kızı, bir oğlu olup, oğlu 7 ay önce Hakk’ın rahmtine kavuşmuştur. Damadı Enver Ören ve torunu A. Mücahid Ören’dir. Rahmetli oğlundan Ferruh Işık isminde bir torunu daha vardır. Muhterem eşi hayattadır.

Hüseyin Hilmi Işık hayatı boyunca insanlarla iyi geçinmeyi, güzel ahlak sahibi olmayı, fitnelere karışmamayı tavsiye etmiştir.
Yetiştirdiği binlerce öğrencisi ülkeye hep faydalı hizmetlerde bulunmuştur. (İHA)
Xxxxxxxxxxxxx

Sadık Albayrak
Milli Gazete 30 10 2001

Not: Hüseyin Hilmi Işık: Mekânı cennet olsun!.. O da Abdülhakim Aravasî ve diğer evliyaullah’ın yolunda, iki cihan serverine kavuşmakta, çok acele etti!.. 90 yıllık ömründe, Ehl-i Sünnet ve’l-Cemaat yolundan ayrılmadı, hem de bir “asker” olarak!.. Sevenlerine, dost ve akrabasına baş sağlığı diliyorum!

Ağu 16

Hüsrev Gerede ( 1886)- (1962)
1886 yılında Edirne’de doğdu. Harp Akademisini kurmay yüzbaşı olarak bitirdi (1908). I. Dünya Savaşı’nda Şark Cephesi’nde (1914-1917) görev aldı. Daha sonra Mustafa Kemal Paşa’nın kurmay heyetinde istihbarat ve siyasi şube müdürlüğü yaptı (1919). Meclisi Mebusan üyeliğine seçildi ve İstanbul’un işgali üzerine Ankara’ya geçerek Trabzon milletvekili olarak Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin çalışmalarına katıldı. Bolu İsyanı’nda Gerede Olayı’nda gösterdiği başarıdan dolayı Atatürk daha sonra kendisine Gerede soyadını verdi. Cumhuriyet döneminde askerlikten ayrılarak, Budapeşte, Sofya, Tahran, Tokyo, Berlin ve Rio de Janeiro Büyükelçiliklerinde bulundu, elçiliği sırasında Türk-Japon ve Türk-Alman dostluğunun güçlenmesine çalıştı. 1934-1936 Urfa, 1942-1947 Sivas milletvekiliydi. 1962 yılında İstanbul’da öldü.

Ağu 16

Ziya Uygur
HAKKINDA YAZILANLAR

BİR DAVA ADAMI TAŞKENTLİ ARAŞTIRMACI YAZAR ZİYA UYGUR

Çocukluk dönemimden hatırımda kalan babamın arkadaşlarından Ziya bey amcanın (Araştırmacı-Yazar Ziya UYGUR) yeri bir başkadır. Beşiktaş Serencebeyde, Çitlenbik sokakta otururlardı. Biz de Yıldızda Cediciye sokakta. Geçenlerde, o yıllardan (1955-1960) kalan birkaç eski fotoğraf geçti elime. Ziya bey amca, babamla beraber. Son 30-35 senedir hiç görmedim. Taşkentli olduğunu söylemişti babam. Acaba şimdi nerede, ne yapıyor….? Ramazan bayramında dayımla eskileri yad ederken yine hatırladık onu ve ziyaretine karar verdik. Dayımda telefonu varmış. Randevulaştık ve 5 Mart 1995 pazartesi akşamı, Göztepe Ayşe kadındaki evindeydik Ziya bey amcanın. Dayım Dr. Emin Emiroğlu (emekli albay diş tabibi), eşi, annem, eşim ve ben.Ziya bey amca 85 yaşındaymış. Önce bizi tanımakta zorlandı. Hatta yıllar sonra gerçekleşen bu ziyareti yadırgadı da başlangıçta ama daha sonra sohbet koyulaştı. Ömrünü harcadığı kitaplar, arşiv belgeleri, Masonlar, Abdülhamit, Menderes….
Taşkentli olduğunu bildiğim, bu unutulmuş, köşesine çekilmiş dava adamını çağrı dergisinde genç hemşehrilerime tanıtmak istedim.

- Ziya bey amca Taşkentli olduğunuzu biliyorum. Bu doğru mu?
Ziya UYGUR- Babam Taşkentli, PERHİZLER sülalesinden, Hoca İbrahim Efendi. Annem Isparta Senirkentli. Oraya yerleşmiş olan Nogay Türklerinden. Senirkent’te doğmuşum. Ama babam nüfusa doğum yeri Taşkent yazdırmış.

- Hiç Taşkent�e gittiniz mi?
Ziya UYGUR - Kısmet olmadı. Hiç Taşkent�e gidemedim. Şimdi 85 yaşındayım. Sağlığım yerinde. İnsan yaşamadığı yaşı bilmez. Bu yaşın kıymetini bu yaşa gelen bilir.

-Senirkent’den Askeri Liseye Uzanan Tahsil hayatınızı anlatır mısınız?
Ziya UYGUR - İlkokulu bitirdikten sonra Yalvaç’ta ki ortaokula başladım. Yaz tatilinde köyde çobanlık yapıyordum. Köye bir gazete gelmişti. “Kuleli Askeri Lisesine öğrenci alınıyor” diye bir ilan gördüm gazetede. Bir istida yazdım. 15 gün sonra bir çağrı mektubu aldım. Babamdan habersiz, 175 kuruşa bir koyun sattım. O parayla İstanbul’a geldim. Sınava girdim. O zaman Erzincan Askeri Ortaokuluna çıktı ismim. Öne çıktım. “Gitmiyorum” dedim. Görevli Subay, “Şuraya dur, biraz bekle” dedi. Bekledim sonra Bursa’ya gider misin” dedi. “Giderim” dedim. Ve askeri okula başladım.

- Askerlik hayatınız kısa sürmüş neden? Subaylık mesleği size göre değil miydi?
Ziya UYGUR - Askeri okulda bana “istikbalin Turan orduları komutanı” derlerdi. Gerçekten iyi komutanlık özelliklerim vardı. Ama, emir almayı sevmem. Yüzbaşı iken, bir teftiş sırasında Paşa ile takıştık. Bölüğe, 200 metre ilerde ki top ağacı gösterip, “İstikamet top ağaç, ileri” komutunu verdim. Sonra paşaya dönüp, “teftiş bitti” dedim. Bu olaydan sonra yüzbaşılıktan sağlık sebebi ile emekli ettiler beni.

- Genç yaşta ordudan emekli olduktan sonra ne işle meşgul oldunuz? Devlet Arşivindeki çalışmalarınızı anlatır mısınız?
Ziya UYGUR - On çeşit eski yazı okurum. Yüzbaşı iken ordudan ayrıldıktan sonra, 15 sene Devlet Arşivinde çalıştım. Osmanlı tarihinin en eski evraklarını tasnif ettim. 3 Milyondan fazla gizli evrak okudum. Arşivde iken Abdülhamit devrini ayrıntıları ile inceledim. Tevrat�ı, incili ezbere bilirim. Masonların en gizli tüzüklerini, bile topladım. Bu konuda okumadığım kitap kalmadı.Ömrüm, İstanbul kütüphanelerinde kitap karıştırmakla geçti.

- Kitaplarınızı bu dönemde mi yazdınız?
Ziya UYGUR - 1954 de ilk kitabım çıktı. O dönemde, Yahudilik ve masonlukla ilgili, belgelere dayanan, ciddi bir eser yoktu. Çok ilgi çekti. Sonra 1964 ve 1967 de Tarih boyunca ihtilaller, inkılaplar ve Tevrat�a göre Siyonizm�in ana prensipleri, gayeleri, protokoller.

- Kitaplarınız ve yazılarınız o yıllarda önemli tepkiler almıştı. O dönem siyasiler sizinle ilgilendi mi?
Ziya UYGUR - İhtilalden 2 ay önce, Park Otel’de Menderesle baş başa görüştük. Beni duymuş Kitaplarımla ilgilenmiş.Davet etti. Menderes bana hep dert yandı. Ben konuşamadım. Ayrılırken, “bir daha görüşelim” dedim. İhtilalle ilgili uyaracaktım. Arşivde, Abdülhamit dönemini iyi incelediğimden, ihtilalin geldiğini hissediyordum. Abdülhamit 33 yıl, ihtilali bekleyerek, devleti nasıl idare etti? Onu anlatacaktım. “Harekat yapma ihtimali olanları çağırır. Doyur, nemalandır onları. Erzurum�da, Konya da şurda, burda arazi ver. Onları pasifize et. Aldılar mı, biter. Abdülhamit, isyan eden Kürt beyini yaver yapıp saraya hapsetmiş. Cebine para koy veya arazi ver, onu pasifize et diyecektim Zaman yetmedi. Tekrar görüşecektik. Kısmet olmadı. İhtilal oldu.

- Masonların iç yüzünü anlatan belgelere dayanan kitaplar yazmak hayatımızı olumlu mu etkiledi, olumsuz mu?
Ziya UYGUR- 17 yaşında askeri okulda iken “İslamda Rehberi Siyaset” adlı bir kitap okudum. O kitap ufkumu açtı. Masonlukla o çağdan beri ilgilenirim. Masonların hepsi beni tanır. Kitaplarımdan rahatsız oldular. Önce, “Mason ol” diye ısrar ettiler. Sonra, mason düşmanı olduğum için başıma gelmeyen kalmadı. Tecrit edildim. Kitaplarıma yeni baskılar yaptıramadım. Sultan Hamit dönemine ait siyasi tarih vesikalarından bir kitap hazırladım.Yayınlatamadım. (Araştırmacı-Yazar Ziya Uygur, yayınlatamadığı bu kitabının müsveddesini gösterdi. Tamamen belgelere dayalı, son döneme ait bir siyasi tarih belgeseli. Eski belgelerin hepsi /atin harflerine çevrilmiş ve özenle daktilo edilmiş. Kitap yayına hazır. İnşallah bir yayıncı ilgilenir bu eserin yayınlanmasını sağlar da yakın tarihimize ait yeni bilgi ve belgeleri öğrenmiş oluruz.)

-Türkiye�nin ve dünyanın bu günkü durumunu nasıl değerlendiriyorsunuz?
Ziya UYGUR - Bugün dünyayı Yahudiler idare ediyor. Tevrat; “Borç vereceksin, borç almayacaksın” der. Yahudi�nin ömrü faizcilikle geçer. Onları biz zengin ediyoruz. Düşmanımızı tanımıyoruz. 3,5 Yahudi�nin esiriyiz. Türkiye borçlu bir ülke. Borçluluk esarettir. Bunun sonu olmaz. Bu millet bunu idrak etmedikçe düzelmez.
Eğitim yok. Eğitim Yahudi�nin kontrolünde. Eğitim düzelse, Türk yine dünyaya hakim olur. Türk milleti atılgan, hareketli millet. Türk milleti oturan millet değil. Bu millet iyi eğitilirse 15-20 senede dünya çapında olur. Bu millet Allah�ın lütfuna uğrayan bir millet.

- Gençlere söylemek istediğiniz bir mesaj var mı?
Ziya UYGUR - İkinci cihan harbinde zırhlı tugayda ayniyat muhasibi idim. Haram yesem milyarder olurdum. Hayatımda haram yemedim. Haram yemeyin ama zengin olmak için çaba harcayın. Etrafa yardım etmek için para gerekir. Allah�tan sonra egemenlik paradadır.Otuz yılı aşkın bir süreden sonra yaptığımız ziyaret ve sohbet hepimizi çok memnun etmişti. Sağlık ve uzun ömür dileklerimizle, müsaade isteyip Ziya Uygur ve eşinden ayrıldık. Biz asansöre binerken o, “Yine beklerim” dedi. ” Bu kadar gecikmeyin.

Dr. Latif ALPKAN
Bu röportaj Taşkent Çağrı Dergisinin 13. sayısında yayınlanmıştır

Ağu 16

Yusuf Ziya Balkan ( 1899)- (12.08.1970)
Tbp.Alb. Yusuf Ziya Balkan 1899 yılında Köprülü�de doğdu, 1920 yılında Askeri Tıbbiye Mektebinden mezun olduktan sonra iki yıl İstiklal Savaşında görev yaptı. 1929-1931 yıllarında Fransa�da (Val de Grace ve Bourget�de) ve İtalya�da (Mussolini Enstitüsü, Florance ve Torino Hava Enstitüsünde Ellisan�ın yanında) havacılık fizyolojisi üzerine incelemeler yaptı. İlk Türk uçuş doktoru ve havacılık mütehassısı olarak Eskişehir I. Tayyare Alayında, I. Hava Tümeni Hastanesinde, Kayseri, Niğde, Eceabat ve Bursa Askeri Hastanelerinde KBB uzmanı olarak görev yaptıktan sonra 1950 yılında albay rütbesiyle emekli oldu. İstiklal Madalyası sahibi olan Y.Balkan, 12.8.1970 tarihinde de vefat etti. 1995 yılında Fizyolojik Eğitim Merkezi�ndeki bir dershaneye ismi verildi.

Ağu 16

Yafevune Abdul ( 1938)
Adige şair ve yazar. 1938 yılında Ürdün’de Suveyleh köyünde doğdu. Maddi imkansızlık yüzünden yüksek öğrenim yapamadı ve orduya katıldı. 1956 Arap-İsrail savaşında yaralandı ve madalya aldı. 1960 yılında ordudan ayrıldı. Elektrikçilikle yaşamını kazanırken bir yandan da Çerkes Kültür Derneklerinde çalıştı. İlk şiirlerini bu yıllarda yazmaya başladı. 1965 yılında Ürdün’ü terk ederek atalarının yurdu Kafkasya’ya yerleşti.

Halen Kaberdey-Balkar Cumhuriyeti’nde yaşamakta ve yerel basında yazıları yayınlanmaktadır. Çerkes sürgünlerinin yabancı topraklardaki yaşamını anlatan ve Kafkasya’ya dönüş ülkülerini idealize eden “Fvexuis Syxeku” (Selam Sana Yurdum!, Nalçik 1959) anadilinde yayınlanan ilk şiir kitabıdır.

Ağu 16

Vural Bayazıt ( 1934)
1934 yılında doğdu.1953 yılında Deniz Harp Okulundan mezun oldu.Vural Bayazıt, sırasıyla çeşitli harp gemileri ve karargahlarda branş subaylığı/bölüm amirliği görevlerinde bulundu.1964 yılında Deniz Harp Akademisinden mezun oldu.

Daha sonra sırasıyla Muhrip II’nci komutanlığı ve Muhrip komutanlığı görevleri yaptı.1968-1970 yılları arasında Kahire Deniz Ateşeliği görevinde bulundu. 1971 yılından itibaren Deniz Kuvvetleri Komutanlığı Karargahında çeşitli görevler yaptı.Muhrip Komodorluğu ve Harp Filosu Kurmay Başkanlığı görevlerini takiben 1976′da Tuğamiralliğe terfi etti.

Bu rütbede sırasıla; Akdeniz Bölge Komutanlığı, Deniz Kuvvetleri Personel Başkanlığı, Napolide NAVSOUTH Plan Daire Başkanlığı görevlerini yaptı. 30 Ağustos 1980 tarihinde Tümamiralliğe terfiini takiben; Mayın Filosu Komutanlığı, Gölcük Ana Üs Komutanlığı, Deniz Kuvvetleri Komutanlığı Harekat Başkanlığı ve Deniz Eğitim Komutanlığı görevlerini icra eden Oramiral Vural Bayazıt, 30 Ağustos 1984 tarihinde koramiralliğe terfi etti.

Bu rütbede sırasıyla; Genelkurmay İstihbarat Başkanlığı, Kuzey Deniz Saha Komutanlığı görevlerinde bulunan Vural Bayazıt, 30 Ağustos 1989 tarihinde Oramiralliğe terfi etti.Bu rütbeyle önce Harp Akademileri Komutanlığına, ardından 1990 yılında Donanma Komutanlığına atandı.

20 Ağustos 1992 tarihinde Deniz Kuvvetleri Komutanlığı görevine atanan Oramiral Vural Bayazıt, emekle olduktan sonra Etibank Yönetim Kurulu üyesi seçildi.

Vural Beyazıt Kanat Bayazıt’la evli olup, Meltem ve Nilden isimli iki kız çocukları vardır. Oramiral Vural Bayazıt İngilizce bilmektedir.

HAKKINDA YAZILANLAR

Bayazıt da ifade verdi
Hürriyet 7 Nisan 2001

İSTANBUL -Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu�na (TMSF) devredilen Etibank hakkında yürütülen soruşturma kapsamında İstanbul DGM�ye gelen, bankanın eski Yönetim Kurulu Üyesi Vural Bayazıt, ifade verdi. Eski Deniz Kuvvetleri Komutanı emekli Oramiral Vural Bayazıt�ın, avukatı Birsen Uluğ ile geldiği İstanbul DGM�de, soruşturmayı yürüten Cumhuriyet Savcısı Ercan Cengiz tarafından, yaklaşık 45 dakika süreyle ifadesi alındı. İfadesinin alınmasının ardından Vural Bayazıt, özel otomobiline binerek, İstanbul DGM�den ayrıldı. Beyazıt�ın �bankacılıktan anlamadığını ve verildiği iddia edilen usulsüz kredilerden haberinin olmadığını� söylediği öğrenildi.

Vural Paşa’ya tedbir ve yurtdışı yasağı
Hürriyet 17 Nisan 2001
Etibank’ı 112 trilyon 402 milyar TL zarara uğrattıkları iddiasıyla kişisel iflasları istenen eski yöneticilerden, Deniz Kuvvetleri eski Komutanı, emekli Oramiral Vural Beyazıt’ın hem malvarlığına hem de yurtdışı çıkışına ihtiyati tedbir konuldu. Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin Beyazıt aleyhine alınan tedbir kararını kaldırmasından sonra İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi yeniden tedbir kararı aldı.

Ağu 16

Ümit Gürses ( 1940)
Ümit Y. Gürses 1940 yılında Ardahan’da doğmuştur. Aile Artvin kökenlidir. 1960 yılından Kara Harpokulu, 1974 yılında Kara Harp Akademisi, 1976 yılında ise Milli Güvenlik ve Silahlı Kuvvetler Akademisinden mezun olmuştur.
Çeşitli birlik ve karargahlarda Komutan ve Karargah Subayı olarak görev yapmıştır. 1974 yılında Kıbrıs Barış Harekatına katılan Ümit Y. GÜRSES 1979 yılında Belçika’da NATO karargahında çalışmış, 1982 - 1985 yıllarında Sofya’da Askeri Ataşe olarak görev yapmıştır.
1991 yılında Tuğgeneral Rütbesinde iken kadrosuzluk nedeniyle emekli olmuştur. Halen TEMA Vakfı Genel Müdürüdür.