Aug 16

Turhan Çömez ( 1965)
BALIKESİR MİLLETVEKİLİ AK Parti
BANDIRMA - 1965, Hasan - İkbal - İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi - Orta İngilizce - Genel Cerrahi Uzmanı - Erzurum 1 Nolu Sağlık Ocağında Koruyucu ve Halk Sağlığı Hekimliği, Bandırma Devlet Hastanesi Acil Birim Hekimi, Vakıf Gureba Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı, Adalet ve Kalkınma Partisi Genel Başkan Özel Kalem Müdürü ve Danışmanı - Evli, 2 çocuk babası.

HAKKINDA YAZILANLAR

Erivan’da Çömez rüzgarı
Akşam 14 Haziran 2005

AK Parti Balıkesir Milletvekili ve AKŞAM yazarı Turhan Çömez, ”küçük, ama önemli bir adım” olarak nitelediği Ermenistan gezisinde yakın ilgi gördü. Erivan’da 3 gün süreyle temaslarda bulunan Çömez, gezisi boyunca Fransız RFI radyosu dahil, 10′u aşkın medya kuruluşuna özel demeçler verdi.

Ermenistan devlet televizyonu ve milliyetçi kesime yakınlığıyla bilinen bir televizyon kanalının Çömez ile mülakat yapması özellikle dikkat çekici bulundu. Çömez’in, Ermenistan Meclis Başkanı Artur Bağdasaryan tarafından kabul edilmesi Ermenistan’daki aşırı milliyetçiler tarafından eleştirilirken, ülkenin önde gelen zenginleri arasında yer alan Haçatur Sukyasyan’la görüşmesi önemli bulundu. Fransa’nın Erivan Büyükelçisi Henry Cuny’nin Çömez’i kaldığı otelde ziyaret etmesi aynı günün akşamı da Çömez’i büyükelçiliğe davet etmesi dikkat çekti. (AA)

Aug 16

Tunç Okan ( 1942)
1942 yılında İstanbul�da doğdu. Diş hekimliği yaptı. Sinemaya oyuncu olarak
girdi. Veda Busesi’yle başladı (1964). Bir süre yurtdışında kaldı. Otobüs adlı
filmle yönetmenliğe başladı (1974).

Önemli filmleri (oyuncu): Prenses (Sinan Çetin)- Yönetmen: Cumartesi Cumartesi
(1984), Arabam, Fikrimin İncegülü (1987).

Aug 16

Tosun Terzioğlu
Sabancı Üniversitesi Rektörü.
Lisans derecesini Newcastle-upon-Tyne Üniversitesi’nden (Ingiltere) 1965 yılında aldı. Doktora derecesini Matematik dalında Frankfurt Üniversitesi’nden 1968 yılında aldı. Daha önce çalıştığı üniversiteler Wuppertal Üniversitesi, Michigan Üniversitesi ve ODTÜ’dür. Michigan Üniversitesi ve Wuppertal Üniversitesi’nde araştırmacı olarak bulundu. 1992-1997 yılları arasında TÜBİTAK Başkanlığı, 1993-1997 yıllarında NATO Bilim Komitesi Türkiye temsilciliği, 1996-1997 yıllarında Bilimsel ve Teknik Araştırma Vakfı Yönetim Kurulu Başkanlığı yaptı. 1997 yılından beri TÜBİTAK Marmara Araştırma Merkezi Yönetim Kurulu Başkanlığı’nı ve 1989 yılından itibaren Türk Matematik Derneği Başkanlığı’nı yapmaktadır. TÜBİTAK Bilim Ödülü sahibidir. Araştırma alanı fonksiyonel analizdir. Türkiye Bilimler Akademisi, Türk Matematik Derneği, TESEV, Türkiye Bilişim Vakfı, Tarih Vakfı, Bilimsel ve Teknik Araştırmalar Vakfı, BITAV ve Türkiye Zeka Vakfı üyesidir.

Aug 16

Tevfik Dalgıç
Profesor Dr. Tevfik Dalgic
Teksas Universitesi-Dallas
Isletme Fakultesi,
Organizasyon, Strateji ve Uluslararasi Isletmecilik Bolumu Ogretim Uyesi Teksas, ABD

1944 yilinda Nevsehir’de dogdu. Nevsehir Lisesi Fen Kolunu bitirdikten sonra Orta Dogu Teknik Universitesi Isletmecilik Bolumunden mezun oldu. Askerligini yedek subay olarak Jandarma Genel Komutanligi Basin ve Halka Iliskiler Bolumde yapti. Ogrencilik yillarinda basladigi gazetecilik yasamini askerlikten sonra da TUBITAK’da surdurdu, endustriyel enformasyon
uzani olarak calisirken Bilim ve Teknik Dergisi sorumlu mudurlugu yapti. ODTU Isletmecilik Bolumunden ilk Master derecesi (MBA) alanlardan birisi oldu. Daha sonra Ankara Iktisadi ve Ticari Ilimler Akademisinde Doktorasini tamamladi.

1980 yilindan itibaren Irlanda’da Dublin Universitesi Trinity College’de ogretim uyesi olarak calismaya basladi. Iki yil sonra da Dublin Teknoloji Enstitusu Isletmecilik Kolejine gecti.

1990 yilina kadar tam zamanli olarak Iletisim ve Medya Bolumu Baskanligi yapti.

1990-1995 doneminde Irlanda’dan izinli olarak Hollanda’a Maastricht Management School ve Henley Managemet College Hollanda subesinde Pazarlama ve Uluslararasi Isletmecilik Profesorlugu yapti,Master ve Doktora programlarinda Arastirma Mudurlugunu yuruttu. 1995-1997 doneminde Irlanda’da Dublin Teknoloji Enstitusu Isletmecilik Fakultesi Isletme Yonetimi ve
Muhasebe Yuksek Okulunda Mudurluk yapti. 1997′de Ingiliziz Sheffield Universitesi ile Hollanda’daki Hogeschool van Utrecht tarafindan kurulan Utrecht Business School’da mezuniyet sonrasi Dekanlik gorevini yuklendi ve MBA programinin akademik kalitesinden sorumlu oldu, tez yonetti.

2000 yili Ocak ayindan itibaren de Teksas Universitesi-Dallas Isletmecilik Fakultesinden yapilan bir is teklifini kabul ederek oraya yerlesti. Halen ayni fakultede Strateji,Pazarlama ve Uluslararasi Isletmecilik Profesoru olarak calismaktadir.

Tevfik Dalgic Irlanda’da iken Hurriyet ve TRT muhabirligi yapti. Hollanda’da iken de Gunaydin ve Cumhuriyet muhabiri oldu. Radikal gazetesinde haftalik Pazarlama Notlari” baslikli kose yazilari yazdi. Halen Surekli Sari Basin karti hamili olup; Dordunkuvvetmedya.com, Internetajans.com ve ABHaber.com sitelerinde kose yazilari yayinlanmaktadir.

Profesor Dalgic’in Ingilizce ve Hollandaca basilmis kitaplari ve toplam 50 ye yakin yayimlanmis makale ve konferans tebligleri bulunmaktadir. Amerikan ders kitaplarinda kendisine atifta bulunulan bilim adamlarimizdan birisidir.

Dr. Dalgic evli ve iki yetiskin oglu vardir. Buyuk oglu da baba meslegini secmis olup New York Eyalet Universitesi-New Paltz’da Finansman hocaligi yapmaktadir. Kucuk oglu da elektrik muhendisi olarak Dallas’ta bir ozel sirkette calismaktadir.

Aug 16

Tarık Ziya Ekinci ( 1925)
1925 Lice doğumlu. İstanbul Tıp Fakültesi mezunu. Dahiliye Mütehassısı. 1957-1960 yılları arasında CHP üyesi, 1963′te TİP üyesi, genel sekreteri ve 1965-1969 dönemi TİP Diyarbakır Milletvekili. Siyasal ve kültürel etkinlikleri nedeniyle 12 Mart döneminde üç yıl hapis yatmış, 1980, 12 Eylül döneminde ise sayısız polisiye tertiplerle beş kez tutuklanmış ve yüklenen suçlar sabit olmadıği için tahliye edilmiştir. 1982′de kısa bir süre özgür kalınca yurt dışına çıkmış ve 1985 tarihine kadar Paris’te yaşamak zorunda kalmıştır. Halen emekli milletvekili olarak yaşamını İstanbul’da sürdürmektedir. DEMOS (Demokratik Uzlaşma ve Kürt Sorununda Çözüm Grişimi) adlı sivil toplum örgütünün kurucu ve yöneticisi sıfatı ile çeşitli platformlarda Türkiye demokrasi mücadelesine katkıda bulunma çabası içindedir.

ESERLERİ
1996′da Doğu Dramı, 1995′te Devlet ve Ben, 1995′te Faili Meçhul Cinayetler, 1997′de Vatandaşlık Açısından Kürt Sorunu ve Bir Çözüm Önerisi, 1999′da Demokrasi ve Çok Kültürlülük adlı kitapları yayımlanmıştır.

Aug 16

Tali Çalbatur ( 1924)
Emekli Tümamiral Doktor
1924 Ankara doğumludur.1948 yılında istanbul Tıp Fakültesi’nden mezun olmuş, aynı sene Gülhane Askeri Tıp Akademisi’nde staj görmüş ve donanmaya katılımıştır.Türk Deniz Kuvvetlerinin bir çok birliklerinde görev yapmıştır.
1954 Fizik Tedavi Uzmanlığı için Gülhane Askeri Tıp Akademisi’ne atanmıştır.1957′de uzman olmuş ve aynı Hastane’nin Fizik Tedavi Kliniğine Baş Asistan olmuştur. 2 yıl sonra 1959′da Amerika’ya San Fransisco Oakland Vaval Hospıtal ‘da Fizik Tedavi Rehabilitasyon Kursuna gönderilmiştir.
1960 yılında Kasımpaşa Deniz Hastanesi Fizik Tedavi Rehabilitasyon Uzmanı olarak Tayin edilmiştir.
1971′de aynı hastaneye 2.Tabip olarak,1973 yılında Tuğamiralliğe yükselmiştir.
1977′de Tümamiral olmuş, 1979′da Türk Silahlı Kuvvetleri Sağlık Daire Başkanlığı’na tayin edilmiştir.Daha sonra Özel Kliniği’nde çalışmaya devam etmektedir.
1995 yılında Türkiye Jokey Kulübü Başkanlığı yapmıştır.Halen Jokey Kulübü Asli Üyesi ve Haysiyet Divan Başkanı’dır.Beşiktaş Klübü Divan Üyesidir.Evli, bir çocuk babasıdır.

Aug 16

Şevket Pamuk ( 1950)
1950′de doğdu.1972′de Yale Üniversitesi’nde Ekonomi eğitimini, 1974′te Berkeley’deki California Üniversitesi’nde Ekonomi yüksek lisansını, 1978′de aynı üniversitede Ekonomi doktorasını tamamladı.Ankara Üniversitesi’nde, Pennsylvania Üniversitesi’nde, Villanova Üniversitesi’nde, Princeton Üniversitesi’nde, Ortadoğu Teknik Üniversitesi’nde, Ann Arbor’daki Michigan Üniversitesi’nde ve Negev Ben Gurion Üniversitesi’nde ders vermiştir. Halen Boğaziçi Üniversitesi’nde öğretim üyeliği yapmaktadır.Türk Bilimler Akademisi’nin ortak üyeliği, International Journal of Middle East Studies’in İcra Heyeti üyeliği ve European Review of Economic History’nin Yayın Kurulu üyeliği gibi sorumlulukları da yerine getirmektedir.Bazı

ESERLERİ
A Monetary History of the Ottoman Empire, 1300-1918, Cambridge, 1999; Osmanlı İmparatorluğu’nda Paranın Tarihi, İstanbul, 1999; A History of the Middle East Economies in the Twentieth Century (Roger Owen ile birlikte), Londra, 1998; The Ottoman Empire and European Capitalism 1820-1913 : Trade, Investment and Production, Cambridge, 1987; An Economic History of the Ottoman Empire and Turkey, 1500-1914, İstanbul, 1996.

Aug 16

Şerafeddin Gölcük
Prof.Dr.Şerafeddin Gölcük, İzmir�in Ödemiş İlçesinde doğdu. İlk, Orta ve Lise tahsilini Ödemiş�te yaptı. Ödemiş ve İzmir Kur�an Kurslarında dini eğitim gördü. 1964 yılında Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesini bitirdi. Askerlik görevini Yedek Subay olarak Tuzla Piyade Okulu�nda ifa ettikten sonra 1967 yılında Milli Eğitim Bakanlığı hesabına burslu olarak Fransa�ya doktora tahsili için gitti. Doktorasını Sorbonne Üniversitesi�nde tamamladı. Doktora öğrenimi esnasında 1969 yılında Tunus�ta bir yıl kaldı.

1973 yılı başında Erzurum Atatürk Üniversitesi İslam İlimler Fakültesi Kelam Asistanlığına tayin edildi. 1974 yılında Üniversite hesabına bir yıllığına Mısır�a gitti.

1977 yılında Doçent, 1984 yılında Profesör oldu. 1985 yılı başından beri Konya Selçuk Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesidir. Dekan Yardımcılığı, Selçuk Araştırmaları Başkanlığı görevlerinde bulunmuştur.

Arapça, Fransızca ve İngilizce bilmekte olup, Temel İslam Bilimleri Bölümü Başkanlığı yürütmüştür. Din İşleri Yüksek Kurulu Üyeliği Yapmıştır (1992 � 1999).

Yayınlanan Eserlerinden Bazıları;

1- Kelam Açısından İnsan ve Fiilleri, İst. 1979 Kayıhan Yayınları
2- Kur�an-da İnsanın Değeri, İst.. 1983 Allah, Kur�an, İnsan, Konya 1990
3- Ehl-i Sünnet Akaidi (İmam Pezdevi�den), İst. 1980,1988 Kayıhan Yayınları
4- Kelam İlminin Belli Başlı Meseleleri (Prof.Dr.Ebu�l Vefa Taftazani�den), İst. 1980 Kayıhan Yayınları
5- Ölümden Sonra Diriliş (Prof.Dr.Subhi Salih�den), İst.1976, 1982, 1987, 1991 Kayıhan Yayınları
6- Akaid İmam Hatip Liseleri için, Ank. 1985 (Doç.Dr.Süleyman TOPRAK�la birlikte) Halen ders kitabı olarak okutulmakradır.
7- İslam Akaidi, 1988, 1992, 1994, 1997
8- Kelam (Doç.Dr.Süleyman TOPRAK�la birlikte), Konya 1988, 1991, 1996
9- Pekçok sayıda makale, tebliğ, ders notu, konferans vb. ilmi çalışmalar
10- Kelam Tarihi, Konya 1992
11- Kuran ve İnsan, Konya 1996
12- Allah Kur�an İnsan, Konya 1990
13- Bakıllani ve İnsanın Fiilleri, Ank. 1997
14- Din ve Toplum, Konya 2000

Aug 16

Şakir Kocabaş
1970 yılında İTÜ Kimya Fakültesi�nden mezun olan Kocabaş, Londra Üniversitesi King�s College�da doktora yaptı. TÜBİTAK Marmara Araştırma Merkezi�nde yapay zeka bölüm başkanı olarak çalıştı. 1992-2006 yıllarında İTÜ Uçak ve Uzay Bilimleri Fakültesi�nde öğretim üyeliği yaptı. Kocabaş�ın yapay zekada bilgi organizasyonu, bilimsel buluşların modellenmesi ve gerçek zamanlı simülasyon konularında 20�den fazla uluslararası dergi ve konferans yayını bulunuyor.

İfadelerin Gramatik Ayrımı, İslâm�da Bilginin Temelleri ve Fizik ve Gerçeklik: Bilim Felsefesine Kavramsal Bir Yaklaşım kitaplarını yayınladı.

Bu eserlerle Türkiye Yazarlar Birliği tarafından düşünce dalında ödüle layık görüldü. Bilim ve Sanat Vakfı�nda seminerler veren Kocabaş, burada yürüttüğü çalışmalar sonrasında Kur�an�da Yaratılış: Uzayların ve Maddenin Yaratılışı ve İslam�da Gerçeklik Kavramı: Kur�an�da Hakk Kelimesi adlı kitaplarını çıkardı.

HABER
Doç. Dr. Şakir Kocabaş son yolculuğuna uğurlandı
Zaman 21.08.2006

Yapay zeka üzerine yaptığı çalışmalarla tanınan Doç. Dr. Şakir Kocabaş gözyaşlarıyla toprağa verildi.

Ani bir rahatsızlık sonucu 61 yaşında hayata veda eden Kocabaş, dün Eyüpsultan Camii�nde kılınan cenaze namazının ardından Eyüpsultan Mezarlığı�na defnedildi.

Aug 16

Süleyman Doğan ( 1965)
Yrd.Doç.Dr. Süleyman Doğan
Akademisyen-yazar

1965 yılında Ortaköy (Aksaray)�de doğdu.
Konya Selçuk Üniversitesi�nden mezun oldu.
Eğitim Felsefesi doktorudur.
Devlet Planlama Teşkilatı Ulusal Ajans proje değerlendirmesinde (AB�e bağlı Leonardo Da Vinci proje uzmanı) bağımsız (AB) dış uzman.
Uzun yıllar çeşitli günlük gazete ve dergilerde muhabir, editör ve köşe yazarı olarak çalışmıştır.
Moldovya, Gagauz Özerk Cumhuriyeti Meclisi tarafından verilen devlet nişanı sahibidir (2001).
Çevre konusunda yaptığı çalışmalarıyla 2002 ve 2004 yılında INEPO (Uluslar arası Çevre Olimpiyatları Projesi) uluslar arası çevre basın ve Jüri özel ödülü kazanmıştır.

Halen İstanbul Üniversitesi Hasan Ali Yücel Eğitim Fakültesinde Öğretim Üyesi olarak çalışmaktadır.

YAYIMLANMIŞ KİTAPLARI�DAN BAZILARI:
Eğitimde Başarının Şartları.
Sivil Demokrasi Çağrısı(Derleme)
Şimdiki Çocuklar Harika.
Çocuklar Küçük Birşey Değildir.
Mutlu Aile Mutlu Çocuk
Başarıya yürüyenler
Ailenin Aynası Çocuk
İletişim için: suleyman965@yahoo.com dogansuleyman@hotmail.com

HAKKINDA YAZILANLAR:
Keşmir�den geliyorum, Muhammed Han Kayani, Zaman gazetesi, 14.12.1993.
Zaman yazarlarından kitaplar, Taha Kıvanç, Zaman gazetesi, 21.4.1994.
Süleyman Doğan ve daha niceleri, İrfan Ülkü, Ortadoğu gazetesi, 16.12.1998.
Mutlu çocuklar mutlu ailelerde yetişir, Elif Şahin, Zaman gazetesi, 16.8.2003.
Çok yönlü bir yazar, Dr.Süleyman Doğan, Mahmut Çetin, Biyografi Analiz dergisi, Eylül 2003.
Bir Süleyman var, Süleyman�dan içeru, Muammer Gökçin, Ortadoğu gazetesi, 1.10.2003.
Hayat kullanma kılavuzu, mutlu aile, mutla çocuk, Sefa Kaplan, Hürriyet gazetesi, 5.10.2003.,
Dr.Süleyman Doğan, Aksiyon Dergisi, 29 Aralık 2003.
Dr.Süleyman Doğan�dan, Arslan Tekin, Yeniçağ gazetesi., 29.1.2004
Dr.Süleyman Doğan: �Mutluluğun kaynağı aile� Ahmet Yüter (mülakat) Sur dergisi, Mart 2004.
Mutlu aile için ipuçları, Eğitim Bilim dergisi, Temmuz 2004.
Anne babaların el kitabı, Türk Edebiyatı dergisi, Temmuz 2004.
Dr.Süleyman Doğan�a ödül, aylık Kız Kulesi gazetesi, Temmuz 2004.

Çok yönlü yazar Dr.Süleyman Doğan
MAHMUT ÇETİN (Aylık Biyografi Analiz dergisi, Eylül 2003)

Dr.Süleyman Doğan gerek yazı faaliyetleri ile gerek sivil toplum örgütlerinde ortaya çıkan organizatör kişiliğiyle milli kültürümüze hizmet eden kişidir. O bu yapısıyla Fethi Gemuhluoğlu çizgisinde bir aydın portresi çiziyor. Doğan, dış politikadan davranış bilimlerine uzanan geniş ilgi sahasıyla yazdığı kitaplara bir yenisini daha ekledi. Selis Kitaplar�dan çıkan yeni eseri Mutlu Aile Mutlu Çocuk, yeni bir eğitim yılının başlayacağı bir dönemde, anne ve babalara önemli bir kılavuz niteliği taşıyor.

Dr.Süleyman Doğan�ın gazetecilikteki en önemli başarısı, Türk yurtlarında ilk giden gazetecilerden biri olması ve buralardaki izlenimlerini yazılı bir belge haline getirerek tarihe tanıklık etmesindedir. Onun Pakistan, Afganistan, Keşmir, Ortadoğu, Uzakdoğu, Türk cumhuriyetleri ve Rusya ile ilgili yazı ve yazı dizileri yayınlandığı dönemde büyük dikkat çekti. Türk basınında ilk defa Cammu Keşmir ve Burmalı Müslüman Göçmenler kamplarına girmeyi başardı. Türk Cumhuriyetlerinin bağımsızlıklarının başında ve sonrasında bölgeye adım adım dolaştı. Dr.Doğan�ın gazeteciliği yayında dikkat çeken başka önemli yönü de eğitimciliğidir. O bir akademisyendir. Dr.Doğan birçok işi bir arada yapmayı başarmış örnek bir kişiliktir.

Mutluluğun kaynağı aile
DR.SÜLEYMAN DOĞAN ( Aylık Kız Kulesi gazetesi, Temmuz 2004)

Batı toplumunda aile mefhumu yok olmak üzere. Türkiye�de ailenin yok olması ve gerçek fonksiyonunu kaybetmesi için çalışmalar yok değil. Bugün Müslüman Türk milletini bozmak için top ve pop adeta bir din gibi sunulmaya çalışılıyor. Bunda en büyük vebal hiç şüphesiz duyarsız ve aile hayatını yıkıcı yayınlar yapan medyanın. Mutluluğun kaynağı para ve teknoloji değildir. Mutluğun kaynağı huzurlu bir ailedir. Mutluluk ve huzurun kaynağı malda, mülkte ve paraya olsaydı en mutlu, mesut ve huzurlu Batı toplumu olması gerekirdi. Elbette para da önemlidir. Ancak tek başına her şey değildir. O nedenle bizim kültürümüzde �Mutlu olayımda; soğan ekmek yiyeyim� deyimi vardır. Batı bireyselleşip, dünyeyileştikce canavarlaşmaktadır. Bunun örneğini fazlasıyla Irak�ta ve Filistin�de görüyoruz. Korkunç ve vahşi cinayetler işlenmektedir. Zaten Batı�nın tarihinde bu tür karanlıklardan geçilmez.
Bizim kültürümüzde merhamet, şefkat ve hoşgörü vardır. Yapılan araştırmalarda toplumumuzda mutluluk oranı hala fazladır. Batılılar buna şaşırıyor. Mutluluğun kaynağı aile ve inancımızda yatmaktadır. Biz öz değerlerimize sağlam tutunduğumuz müddetçe hiçbir kuvvet yıkamaz. Televizyonun çocuk üzerinde çok ciddi olumsuz tesirler yaptığı araştırmalar ortaya koyuyor. Amerikan Pediatri Akademisi tarafından yapılan bir araştırmaya göre, ebeveynlerin 2 yaşından küçük çocuklara televizyon izletmemesini ve daha büyük çocuklara en fazla 2 saat televizyon izlettirilmesini tavsiye ediyor.Çok sık televizyon izleyen 1 ve 3 yaş arası bin 300 çocuğun incelendiği araştırmada, 7 yaşına geldiklerinde yüzde 10�unda konsantrasyon, dikkatsizlik ve huzursuzluk problemleri bulunduğu gözlemlenmiş.

Yine Başbakanlık Devlet İstatistik Enstitüsü�nün (DİE) araştırmasına göre Türk halkının yüzde 47�si �mutlu�, yüzde 12�si �çok mutlu�, yüzde 5.6�sı �mutsuz�, yüzde 1.7�si ise �çok mutsuz� çıktı. DİE�nin araştırması Türk halkının genel olarak hayatından �mutlu� olduğunu ortaya koydu. Aile yapımızda eş ve çocuklarımız mutluluk kaynağımızdır. Bu durumu son yapılan araştırmalarda görmek mümkündür. Nitekim yukarıda adı geçen araştırmaya katılanlara mutluluk kaynağı sorulduğunda yüzde 29.7�si kendilerini hayatta en çok eşlerinin mutlu ettiğini, yüzde 22.9�u çocuklarının, yüzde 18.5�i sağlıklı olmanın, yüzde 8.9�u sevginin, yüzde 8�i anne ve babasının kendisini mutlu ettiğini belirtti.

Toplum olarak çok çalışmalı ve aile hayatımıza özen göstermeliyiz. Benimde gazetecilik, öğretmenlik ve akademisyenlik sırasında yaptığım araştırmada çocuklar mutlu ve başarılı ise bunun en önemli membaının ailede olduğunu müşahede ettim. O nedenle aile bağlarımızı sağlam tutmak mecburiyetindeyiz. Gerisi laf-ı güzaftır.
Not: Bu konuda geniş bilgi için kitap:Mutlu aile mutlu çocuk, Dr.Süleyman Doğan, Selis Yayınları, (0212 5200557).

Türkçenin sırları
SÜLEYMAN DOĞAN (Ortadoğu gazetesi, 10 Ekim 2004)

Türkçe, tarihinin her döneminde edebiyat dili olmuştur. Bizim ilk yazılı kaynağımız Orhon Yazıtları, Türk edebiyatının söylev türündeki en büyük eserlerimizden biridir. Türkçe asla yetersiz değildir. Türkçe�nin gücünden haberdar olmayan, Türkçe�nin söz varlığından bîhaber kişilerin dili yetersizdir. Milletler ana dillerine özel önem verirler. Çünkü ana dil, milletin varlığı ile doğrudan ilişkilidir.

Türkçe�yi anlama ve sevdirme bakımından Nihat Sami Banarlı�nın �Türkçenin Sırları� isimli eserinde; bir dilin kendine has sesleri ve dil yapısı olduğunu, yabancı dillerden gelen kelimelerin bu seslere ve dil yapısına uyum sağlaması halinde Türkçeleştiğini sayısız güzel örnekler verir: �Bir dilin kelimelerini hor görmek, hakîr görmek, hele şu veyâ bu politik veyâ ideolojik sebeple dilden atılabilir görmek, en az, onların oluş ve yontuluş tarihini bilmemekten, hattâ sevmemekten doğan büyük bir gaflettir. Çünkü, milletlerin olduğu gibi, kelimelerin de târihi vardır. Bir milletin ataları, asırlarca o kelimelerle doymuş, onlarla düşünmüş; birbirlerini ve evlâtlarını o kelimelerle sevmiş ve bu kelimeleri tâmamiyle millî bir sanatla işleyip Türk yapmışsa, evlâtlar, artık o kelimelere düşman kesilemezler.� (Türkçenin Sırları, Kubbealtı Yayınları, İstanbul, 2004)

Dil üzerine ne kadar dursak yeridir. Çocuklarımızın ufkunu genişletmenin ve başarılı olmalarının yolu dilden ve kelime hazinelerini geliştirmekten geçer. �Büyük adam� olarak anılan kişilerin ve dünyaca ünlü klasik eserlerin ne kadar geniş kelime hazinesine sahip oldukları gözden kaçmayacak bir gerçek. Zengin kelime bilgileriyle dile hakim olan insan, büyük bir güce sahip olur. Kelime bilgisini geliştirmek için ise dilin iyi konuşulduğu ortamlarda bulunmak ve kitap okumak çok önemlidir. Bir dilde bir kavramı ifade için kullanılan kelime sayısı ne kadar çoksa, o dili konuşan milletin o mevzuda o kadar seviyeli bir hayatı var demektir. Mesela, Türkçe�de yiğitlik ifade eden şu kelimelere bakın: Er, eren, yiğit, alp, mert, bahadır, cesur, kahraman, dilâver, yavuz, yaman, arslan, efe, gözüpek, hatta, kabadayı ve deli gibi, Türkçe veya Türkçeleşmiş daha nice kelime, bizde türlü kahramanlıklar için kullanılan isim ve sıfatlardı. Böyle daha nice kelime ve deyimler vardır ki, mesela: �gözünü daldan budaktan sakınmaz� gibi mecâz olarak böyle mânâlar verir.

Dilimizin güzel sesli, hoş nağmeli kelimelerini zevkle ve severek öğrenmeli ve öğretmeliyiz. Türkçe belki de tabiatı kendi bünyesine alabilen ve güzel kullanılabilen yegâne dildir. �şırıl şırıl�, �tangır tungur�, �çıtır çıtır�, �şakır şakır�, �hayal meyal� gibi ikilemeler bilmiyorum hangi dilde vardır. �Gül� kelimesi güldürür, �çiçek� kelimesi gül gibi gönlümüzde açar, �gönül� kelimesi güneş gibi rahatlatır, �güneş� kelimesi pırıl pırıl okşayıcı, göz kırpıcıdır. �Göz� kelimesi açık, net ve incedir. Ya Nasrettin Hoca�nın şu fıkrasını hangi dilde ifade edebilirsiniz? Nasrettin Hoca bir gün ev taşıyacakmış. Bir araba aramış… bulmuş, …pazarlığa başlamış. Arabacı tüm eşyanın nakli için on lira istemiş. Hoca bu fiyatı çok bularak �Çok istedin evladım, bu kadarcık eşya için o kadar para istenir mi?� deyince arabacı, �Bu kadarcık demeyin Hocam, eşya az değil, bakınız soba var moba var, dolap var molap var, sandalye var mandalye var…� diye saymaya başlayınca, Hoca �pekii� demiş ve razı olmuş. Eşya yerini bulunca, Hoca tutmuş beş lira vermiş! Arabacı sormuş, �Hocam paranın yarısını niye kestiniz!?� Hoca cevabı vermiş, �Evladım sen de eşyanın ancak yarısını getirdin! Sandalye geldi, mandalye nerde? Soba geldi, moba nerde? İngilizce dahil hiç bir dile tercüme edemezsiniz bu hikayeyi.
Güzel dilimiz Türkçe�yi sürekli konuşarak veya yazarak geliştirmeliyiz. Kelimeleri canlı tutmanın tek yolu da budur. Alman filozofu Heidegger�in dil hakkında güzel bir sözü var: �Dil insanın evidir� der. Dil, tıpkı ev gibi bir milletin duygu, düşünce ve hayatının barınağı, korunağıdır. Buradan dil ile insan arasında yakın bir ilişkinin olduğunu anlayabiliriz. Bu sebeple dili, tarihten, kültürden, toplumdan ayıramayız.

Kültürün temeli olan dil bir milletin tarihi ile de yakından ilgilidir. Dil, edebiyat, ve genellikle kültür kavramına giren her şey, tarih boyunca gelişmiş, bize tarihten miras kalmıştır. Tarih hakkında bilgi, öğrenme yoluyla elde edilir. Kendi tarihini öğrenmeye ihtiyaç duymayan, onu bilmeyen genç kuşaklar, içlerinde milletine karşı canlı bir ilgi ve sorumluluk duygusu da hissetmezler. Buradan hareketle çocuklarımıza evvelâ kendi dilini, daha sonra da tarihini yeteri derecede öğreterek, bir �tarih bilinci�ne ulaşmalarını sağlamak çok faydalı olacaktır. Tarihin içinden gelmeyen hiçbir şey olgun değil. Bu yüzden tarihimize de yabancı kalmamak gerek. Tarihten gelen kültürel değerlerimizi ise ancak anadilimizle koruyabiliriz. Şunu da hatırlatalım ki, kültürümüzü, tarihimizi, edebiyatımızı anlamak için anadilimizi öğrenmek ve geliştirmek, yaşadığımız ülkenin dilini iyi derecede bilmeye engel değildir.