Ağu 17

Orhan Dikmen
M. ORHAN DİKMEN

I. ÖĞRENİM - Orta Öğrenim: Galatasaray Lisesi. Yüksek Öğrenim: İstanbul Üniversitesi İktisat ve Hukuk Fakülteleri. Lisansüstü Öğrenim: Paris Üniversitesi Yüksek Hukuk ve İktisat Etüdleri Programı.

II. ÖĞRENİM - İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi (1939-1970), Hukuk Fakültesi (1939-1970), Şişli, Galatasaray, Beyazıt, Aksaray Yüksek İktisat ve Ticaret Okulları, Yıldız Yüksek Teknik Okulu, Bankalar Birliği (Para Kredi ve Bankacılık) programı, ilh.

III. AKADEMİK ÇALIŞMALAR - İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi’nde Asistan (1939), Doçent (1944), Profesör (1955), Üniversite Senatosu Üyesi (1964 - 68), İktisat Fakültesi Dekanı (1966 - 1968) Maliye Kürsüsü Başkanı (1944-1946) ve (1951-1970), Maliye Enstitüsü Vakfı Kurucu Üyesi, İktisadî Araştırmalar Vakfı Kurucu Üyesi (1962) ve Yönetim Kurulu Başkanı (1970- ), Şişli İktisat ve Ticaret Yüksek Okulu Öğretim Üyesi (1963-1971) ve Müdürü (1970-1971), Türkiye İktisatçılar Derneği Kurucusu ve Başkanı (1948).

IV. MİLLETLERARASI KURULUŞLAR - Milletlerarası Vergi Hukuku Birliği Üyesi, Milletlerarası Maliye Enstitüsü Başkan Vekili, İktisadî İşbirliği Avrupa Ligi Başkan Vekili ve Millî Komitesi Başkanı, RCD ve OECD Misyon Üyesi ve Başkanı.

V.YURTDIŞI KONGRE, KONFERANS, SEMİNER VE DERSLER - Kanada’dan, hemen bütün Avrupa, Güney Asya ve Japonya’ya kadar pek çok sayıda kongre, konferansa tebliğler ve raporlar sunmuştur.

Frankfurt Üniversitesi’nde Prof. Gerloff (1950), Kiel’deki Dünya İktisat Enstitüsünde Prof. Baade, London Schooll of Economies’de (1960) Prof. Peacok ve Wisman ile Tokyo Chuo Üniversitesinde Prof. Tadao Yamguchi, Seijo Üniversitesinde Prof. Hideo Nakamura ile ortak çalışmalar.

Paris Üniversitesinde dersler, Türk - Fransız Konferansı (1987) , Fransız Millî Liyakat Nişanı Subay Rütbesi, Japonya’da ser konferanslar ve ilmî komite üyeliği, Şimonoseki fahrî hemşeriliği, ilh.

VI. HUKUK ÇALIŞMALARI - Milletlerarası Vergi Hukuku Birliği Üyesi, İstanbul Barosuna kayıtlı avukat (1943-1949), 1949′dan 1965′e kadar Türkiye’de Maliye Bakanlığınca kurulmuş olan Vergi Reform komisyonlarında üye, özel raportör, İktisat ve Ticaret Yüksek Okulunda, İşletme Enstitüsü’nde Vergi Hukuku dersleri ve çalışmaları.

VII. DANIŞMANLIK HİZMETLERİ - Denizcilik Bankası Genel Müdür Danışmanı, İstanbul Sanayi Odası Danışmanı, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Danışmanı (Bu görevleri dolayısı ile pek çok rapor hazırlamıştır).

VIII. BANKACILIK HİZMETLERİ - Denizcilik Bankası, Yapı ve Kredi Bankası, Vakıflar Bankası ve İmar Bankası’nda (toplam 17 sene), Ekonomi Bölümü Başkanı, Yönetim Kurulu Üyesi, Kredi Komitesi Üyesi, Görevli Üye.

-2-

IX. SANAYİ VE TİCARET ŞİRKETLERİNDE YÖNETİCİLİK - Transtürk Holding, Orta Doğu, Anadolu Çimentoları, Türk Pirelli, Robert Bosch Türk, Tasan, Ofo, Aktur ve daha birçok şirkette Yönetim Kurulu Üyesi ve Başkanı

X. SİYASİ GÖREVİ - 1971-1972 yıllarında iki defa Tarım Bakanı.

XI. SOSYAL KURULUŞLAR - İktisat Fakültesi Talebe Cemiyeti Başkanı, Galatasaray Spor Klübü Divan Heyeti Üyesi, Galatasaray Dernekleri Üyesi, Anadolu Klübü Üyesi, Yeşilyurt Klübü Protokol Üyesi, Türk - Fransız Ticaret Derneği, Türkiye - İsviçre Ticaret Odası, Taksim Toplantıları, Finans Klüp, Türkiye Genç İşadamları Derneği (Şeref Üyesi), Türk Çin Dostluk Derneği Yönetim Kurulu Üyesi ve daha birçok dernekte üyelik.

XII. ESERLERİ - Tasarruf Bonoları, En az Geçim İndirimi, Muamele Vergileri, Vasıtalı Vergiler, Maliye Dersleri ve daha başka kitaplar ile Türkçe, Fransızca, Almanca, ve İngilizce olarak yayınlanmış pek çok tebliğ, rapor, makale. Bunlardan bazıları Japonca dahil çeşitli dillere de çevrilmiştir.

Ayrıca, çalıştığı kuruluşlara çeşitli konularda vermiş olduğu Para, Kredi Banka, Bütçe, Devlet Borçları, Ulaştırma Ekonomisi, İstatistik, Vergi Hukuk ve diğer derslerin teksirleri ve basılı olmayan yüzlerce rapor ve memorandum, Türkiye, Almanya, Fransa, Belçika, Hollanda ve Japonya’daki ilmî dergilerde yayınlanmış makale, rapor ve tebliğler ile çeşitli zamanlarda Cumhuriyet, Vatan, Yeni İstanbul, Dünya, Yeni Asır, Milliyet, Gözlem ve daha başka gazetelerde yayınlanmış makaleler.

Ağu 17

Orhan Aldıkaçtı
Orhan Aldıkaçtı, (d. 1924, Samsun), hukukçu ve siyaset adamı. 1982 Anayasası’ nı hazırlayan Danışma Meclisi’nde Anayasa Komisyonunun başkanlığım yürütmüştür, 1943′te Galatasaray Lisesi’ni bitirdi. Yük-seköğrenimim Lozan Üniversitesi Siyasal Bilimler Yüksekokulu’nda, doktorasını aynı üniversitenin Hukuk Fakültesi’nde yaptı. 1956′da İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde asistan, 1961′da doçent, 1968′de de profesör oldu- 1969′da aynı fakültenin dekanlığına seçildi. 1972-77 arasında Kıbrıs’taki toplumlararası görüşmelere katıldı. Daha sonra İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi Anayasa Hukuku Kürsüsü başkanlığına getirildi. Lahey Adalet Divanı Daimi Hakem Mahkemesi üyeliğine seçildi. 12 Eylül 1980′den sonra oluşturulan Danışma Meclisi’nde İstanbul üyesi olarak görev aldı. Anayasa Komisyonu başkanlığına getirildi. Komisyonun hazırladığı Anayasa tasarısını Milli Güvenlik Konseyi’nce onaylandıktan sonra 7 Kasım 1982′de halkoyuna sunularak kabul edildi. 15 Haziran 1983′te Danışma Meclisi üyeliğinden istifa eden Aldıkaçtı İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi dekanlığına atandı. Yapıtları arasında Modern Demokrasilerde ve Türkiye’de Devlet Başkanlığı (196Ü) ve Anayasa Hukukumuzun Gelişmesi ve 1961 Anayasası (1964; 2 cilt) sayılabilir.

Ağu 17

Nimet Çubukçu ( 1965)
1965 yılında Karaman’da doğdu. 1988 yılında İstanbul Hukuk Fakültesi’nden mezun oldu. 1990 yılından itibaren serbest avukat olarak çalışmaya başladı. İstanbul Barosu Çocuk Hakları Komisyonu’nda ve Çocuk Mahkemeleri’nde görev yaptı.

İstanbul Barosu Sosyal Haklar Komisyonu’nda bulundu. Halen aynı baroya bağlı olarak hizmet yürüten İnsan Hakları Komisyonu’nda çalışmaktadır. Evli ve bir çocuk annesidir.

Ağu 17

Nevzat Ercan ( 1944)
Sakarya Milletvekili- DYP

HENDEK - 1944, Mehmet, Zekiye - İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi - Serbest Avukat - XIX, XX nci Dönem Sakarya Milletvekili - Orman, Devlet Eski Bakanı - Evli, 2 Çocuk.

Ağu 17

Nejat Arseven ( 1953)
NEJAT ARSEVEN Ankara Milletvekili ANAP
ANKARA - 1950, M.İhsan, Adalet - Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi - İngilizce - Hakim, Hukuk Müşaviri ve
Danışman, Serbest Avukat - XX nci Dönem Ankara Milletvekili - Türkiye Büyük Millet Meclisi Eski Başkanvekilliği yaptı. - Evli, 1 Çocuk.

Ceylanlar’ın eski avukatı BAKAN oldu!
ANAP’LI NEJAT ARSEVEN, KONGREDEN ÖNCE, MKYK’YA SEÇİLMEK İÇİN MECLİS BAŞKANVEKİLLİĞİ GÖREVİNDEN İSTİFA ETTİ. AMA GERÇEK SEBEP DÜN ANLAŞILDI. ARSEVEN, DEVLET BAKANI OLDU. ANKARA MİLLETVEKİLİ ARSEVEN, PARLAMENTO’YA GİRMEDEN ÖNCE CEYLAN GRUBU’NUN AVUKATLIĞINI YAPIYORDU.

Arseven 51 yaşında. Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunu. Son iki dönemdir ANAP’tan TBMM’ye giriyor. Geçen dönem ve ondan önceki dönem de Ceylanlar’ın damadı Mehmet Sağdıç, ANAP’tan Ankara milletvekilliği yapmıştı.

Hatırlanacağı gibi Ceylanların bankası Bank Kapital bir süre önce Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu’na devredildi. Ceylanlar boş durmadı. Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu ile yapılan uzun müzakereler sonunda bankanın borçlarının ödenmesine
ilişkin uzun vadeli bir anlaşma imzalandı. Grubun yurtiçi ve dışında pekçok yatırımı bulunuyor. Fakat TMSF, Ceylan Holding’in neredeyse bütün malvarlığına el koydu.

İşte böyle bir süreçte ailenin daha önce avukatlığını üstlenmiş olan Nejat Arseven’in bakan olması önemli.

Ağu 17

Necip Ali Küçüka
İki, üç, dört, beş ve altıncı dönem Denizli Milletvekili olarak TBMM’ye girdi. İstanbul Hukuk Fakültesi mezunu olup, Eşme Savcılığı yaptı.

Ağu 17

Münif Paşa
MÜNİF PAŞA, Mehmet Tahir (1830 � 1910)
Antep� te doğmuştur. Memleketinde, Mısır� da ve Şam� da tahsil yapmış, 1854 te Elçilik İkinci Katibi olarak Berlin� e gitmiş, orada hukuk, felsefe, fizik okumuş- Berlin� de elçi bulunan Kemal Paşa tarafından himaye edilmiştir. Dönüşte Babıali Tercüme Odasına girmiş, 1860 da bir hudut meselesi için Hersek� e gitmiş, aynı sene Ticaret Mahkemesi İkinci Reisi olmuş. Ceride-i Havadis katipliğini yapmış, ingilizce öğrenmiş, 1862 de Babıali Birinci Mütercimi olmuş, gazetelere yazılar yazmış, �Cemiyet-i İlmiye-i Osmaniye� isminde bir cemiyet kurup, �Mecmua-i Fünun� isminde aylık bir mecmua çıkarmıştır.

Münif Paşa, 1867 de Zaptiye Müsteşarı 1868 de Divan-ı Temyiz Reisi, 1869 da Maarif Meclisi Reisi, 1972 de Tahran Elçisi, 1877 de Maarif Nazırı, iki ay sonra Ticaret Nazırı, bir sene sonra ikinci defa olarak Maarif Nazırı olmuş. 1879 da Vezir rütbesi almış, Meclis-i Sıhhiye-i Fevkalade Reisliğine memur edilmiş, 1882 de Mecmua-i Fünun� u yeniden çıkartmıştır.

1884 de üçüncü defa Maarif Nazırı olmuş ve 1888 de nazırlıktan ayrılmıştır. 1895 te İran Şahı Nasüriddin�in ellinci yılı şenliklerinde Osmanlı murahhası olarak bulunmak üzere İran� a giderken, Şahın ölmesi ve yerine başkasının geçmesi üzerine onun da vazifesi Elçiliğe çevrilmiş, bir sene sonra dönünce de artık memuriyet hayatından çekilmiştir. Münif Paşa, sadece dersleriyle iktifa etmiştir.
Edebiyata, dile, hukuka ait muhtelif eserleri vardır.

Ağu 17

Mustafa Everdi
ESERLERİ

Böyle Buyurdu Hukuk/Robinsonlar Ve Cumalar
Mustafa Everdi
NEHİR YAYINLARI

Hukukun “mesele” olduğu bir ülkede yaşıyoruz. Bu durumda, hukuku “mesele” edinmek bir mecburiyet olarak kendini hissettirmektedir.
Hukuk insan iradesine bir emirdir, bir şeyin yapılmasını ya da yapılmamasını sağlayan bir emir. Emirler, birbirine üstünlüğü olmayan iradeler arasından seçmeler yoluyla oluşturulursa bu durumda bazı insanların her zaman diğerlerinden “daha eşit” hale gelmesi kaçınılmaz olacaktır.
Robinsonların yaşadığı adaya sonradan gelen Cuma’nın uymak zorunda olduğu kurallar Robinson tarafından vazedilince elbette Robinson, Cuma’ya göre daha güçlü bir konumda bulunacaktır. Robinson, Cuma gelmeden önce adada sahip olduğu nimetleri kaptırmamanın ve muhafaza etmenin hesabını yapacak ve bu niyetini kurallar koyarken içinde taşıyacaktır. Fakat bu niyetini Cuma’dan, kuralların, adanın birlik ve bütünlüğü, huzur ve güvenliği için gerekli olduğu biçiminde açıklayarak gizlemek isteyecektir. Bu durumu, Robinsonların haklarının olduğu ve fakat Cumaların yalnızca vazifelerinin bulunduğu bir düzenlemeyi getirmektedir.
Elinizdeki kitap Robinsonların ve Cumaların konumlarını belirlemektedir. Cumalara, vazifelerinin yanında haklarının da olduğunu hatırlatarak bu hakları talep etmenin yollarını araştırmaktadır.

Xxx
Seçim Mevzuatı
Mustafa Everdi
21. YÜZYIL YAYINLARI

Seçimler, demokrasinin olmazsa olmaz şartıdır. Sağlıklı bir seçimin yapılabilmesi ise, seçime katılan bütün partilerin, sandık görevlisi ve müşahitlerin hatta seçmenlerin mevzuatı iyi bilmeleri ile mümkündür.
21.Yüzyıl Yayınları, 18 Nisan 1999 tarihinde yapılacak mahalli ve milletvekili genel seçimlerine ilişkin kanun ve TBMM kararı ile getirilen değişiklikler dahil olmak üzere en son değişiklikleri içeren seçim mevzuatını hazırlamıştır.
Mevzuata, seçimle ilgili olan temel yasalar olduğu kadar her zaman başvurulacak, Anayasa ve Siyasi Partiler Kanunu’nu da eklemiştir. Böylece 21.Yüzyıl Yayınları bütün kanunları ihtiva eden bu kitabı demokrasiye bir hizmet olarak sunmaktadır. Mevzuata boğulmamış seçimlere ve demokrasiye ulaşmak öncelikli tercihimizdir.
Xxxxxx

Sen de mi Sezar
Mustafa Everdi
21. YÜZYIL YAYINLARI
Sen de mi Sezar, bir kişinin, bir grubun, bir dönemin macerası değil, bin yılın hesabıdır. Bu hesabın içinde sen de varsın ey okuyucu; Hangi tarafta olduğunu kitabı okuyunca anlayacaksın… “Brütüsler bir masumdur; hain olan Sezarlardır. Sezarların ihanetini yazmayan tarih utanmaz bir alçaktır. Hayatınız resimli romandır. Bizimki yazılmamış şiirdir. Kolunuz uzun ve kaleminiz neden kısadır. Rakipleri, belirleyen kurallar sınırsızdır. Bizi bağlayan asaletimize gelecek lekedir. Sizi bağlayan koltuklardır, ilk işiniz artık savaşırken emniyete alınan koltuk siparişidir. Tek sığınağınız zamandır ve biz o zamana da yemin edenlerdeniz. Zamana ve Asr’a. İşimiz gönül imarıdır. Anadolu’nun fethinden kalan sünnetimizdir. Anlatacağız ki, galiplerin altın çağı sona ermiştir. Sesimiz tarihe yankıdır. Varlığımız cihana umuttur. Ülke yönettiğimiz alan değil, gönlümüze sığan yeryüzüdür.”

Türk İçtihadlar Ansiklopedisi (3 cilt takım)
Mustafa Everdi/Hamdi Gülal
21. YÜZYIL YAYINLARI

Hukukçular (Avukat, Hakim, Savcı, Noter) bilimsel araştırma yapanlar, Hukuk Müşavirleri, öğrenciler ve stajyerler için mutlaka edinilmesi gereken bir eserdir. Yayınlanmış yargıtay kararlarının alfabetik olarak yer aldığı Hukuk-Ceza bütün konuları kapsayan Türk İçtihatlar Ansiklopedisi üç cilt olarak yeniden yayınlanmıştır.
Uygulayıcılar bakımından son derece önemli araçlardan biri Yargıtay Kararlarıdır. Türk İçtihatlar Ansiklopedisi’nde aranılan yargıtay kararını kısa bir sürede ve sağlıklı bir şekilde bulma imkanı mevcuttur. Yıllardan beri eksikliği duyulan bu eserle bir hukuk kitaplığına sahip olacaksınız.

Ağu 17

Murat Başesgioğlu ( 1955)
Kastamonu Milletvekili-AKP

KASTAMONU - 1955, Mustafa, Hatice - İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi - Orta Fransızca - Serbest Avukat - XVIII, XIX, XX nci Dönem Kastamonu Milletvekili - İçişleri Eski Bakanı - Evli, 2 Çocuk.

XX

58. VE 59 HÜKÜMET ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANI MURAT BAŞESGİOĞLU

Murat Başesğioğlu, 1955 yılında Kastamonu’da doğdu. İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden mezun olan Başesgioğlu, 18, 19 ve 20. dönemlerde Kastamonu’dan milletvekili seçildi.
55. Hükümette İçişleri Bakanlığı yapan Başesgioğlu, bir süre önce ANAP’tan istifa ederek AK Parti’ye katılmıştı.
Fransızca bilen Başesgioğlu, evli ve iki çocuk babası.
Başesgioğlu 22. dönem parlamentosuna İstanbul milletvekili olarak girdi.

Ağu 17

Muazzez Akkaya
HAKKINDA YAZILANLAR

MUAZZEZ AKKAYA’YI BULDUM
Ahmet Hakan
Hürriyet 13 kasım 2006

ŞAİR Sezai Karakoç�un meşhur “Mona Roza” şiirinde, Türk edebiyatının en mahrem akrostişi gizlidir.

Şiirin her kıtasının başındaki harfleri yan yana getirdiğinizde “Muazzez Akkayam” çıkar.
Karakoç, 1950�de Mülkiye�de öğrenciyken yazmıştır bu şiiri.
Ancak 2002 yılına kadar hiç yayınlamamıştır.
Buna karşın tam 50 yıl kuşaktan kuşağa aktarılmıştır bu etkileyici şiir.
60�larda daktiloyla, 70�lerde teksirle, 80�lerde fotokopiyle çoğaltılmıştır.
Bu efsane şiir, bir aşk acısının yürek burkan sesidir.
Şöyle başlar:
“Mona Roza siyah güller ak güller / Geyve�nin gülleri ve beyaz yatak / Kanadı kırık kuş merhamet ister / Ah senin yüzünden kana batacak / Mona roza siyah güller ak güller.”
* * *

Ketumluğu, vakarı, onuruna düşkünlüğü, içe kapanıklığı, aşırı kırılganlığı ve küskün bir çiçek oluşuyla tanınan Sezai Karakoç�un, tam 50 yıl Muazzez Akkaya hakkında tek bir kelime etmesi tabii ki beklenemezdi.
Herhangi bir babayiğidin de Muazzez Akkaya konusunu Sezai Karakoç�a sormaya cüret etmesi de düşünülemezdi.

Bundan dolayı Muazzez Akkaya, Türk edebiyatının bir büyük gizi olarak kaldı.
Giz devam ettikçe de, efsane üretmeye meyilli tipler girdi devreye.
Neler neler anlatılmadı ki…
En meşhur hikáye şudur:
Güya Sezai Karakoç, Mülkiye�de okuyan Muazzez Akkaya�ya aşkını itiraf etmiş ama karşılık bulamamış, bunun üzerine “Mona Roza” şiirini yazmış, şiiri okuyan Muazzez Akkaya intihar etmiş.

Bu rivayet, “Sezai Karakoç da bu nedenle hiç evlenmemeyi tercih etmiş” diye bitiyor.
* * *

Dikkat! Dikkat!
Edebiyatımızın büyük sırrı çözüldü.
Nasıl mı?
Anlatayım:
Bundan bir süre önce bir yazımda Sezai Karakoç�un “Mona Roza” şiirine ve Muazzez Akkaya�ya şöyle bir değinmiştim.
O yazının yayınlanmasının ardından New York�tan bir e-posta aldım.
Şunlar yazılıydı e-postada…
“Selam Ahmet Bey… Ben New York�ta doktorluk yapıyorum. Muazzez Akkaya�nın kızıyım. Yazınız ailecek çok hoşumuza gitti. Annemin adını yazınızda geçirdiğiniz için çok teşekkürler. Ayşe.”

Okuyunca “Vay be” diye haykırdım. Muazzez Akkaya�nın izini bulmuştum.
Hemen bir yanıt yazdım: “Lütfen anneniz hakkında biraz daha bilgi verebilir misiniz?”
Yanıt şöyleydi:
“Annem Mülkiye�de okumuş. Öğrenciliğinde çok güzel bir kadınmış. Grace Kelly tipinde. Pingpong şampiyonu olmuş okulda. Bugün anneme Sezai Karakoç�un aşkını ve şiirini sordum. Annemin bu aşktan ve şiirden haberi olmamış. Ama şunu anımsıyor: Paltosunun cebinde şairi meçhul aşk şiirleri bulurmuş! Babamla evlenirken babama bu şiirlerden söz etmiş, babam da şiir yazmaya kalkışmış annem için ama tabii ki çocukça şiirler olmuş bunlar. Annem Hazine avukatlığından emekli oldu. Maliye Bakanlığı�nda çalışırken babamla tanışıp aşk evliliği yapmışlar. 48 sene harika bir evlilikleri oldu. Maalesef geçen hafta babamı kaybettik.”
* * *

Muazzez Hanım�ın Mülkiye�de okurken “pingpong şampiyonu” olduğunu öğrenince…
Hemen aklıma Sezai Karakoç�un “Ping-Pong Masası” adlı başka bir şiiri geldi.
Şiiri bulup okudum…
Şu dizelere dikkat kesildim:
“Ha Sezai ha ping-pong masası / Ha ping-pong masası ha boş tüfek / Bir el işareti eyvallah ve tak tak / Gözlerin ne kadar güzel ne kadar iyi / Ne kadar güzel ne kadar sıcak / Tak tak tak tak tak.”

Gözümün önüne şöyle bir görüntü geldi:
Ezik ama onurlu Ergani çocuğu Sezai, uzak bir köşeden Muazzez�in pingpong oynamasını izlemektedir. Muazzez topa şımarık bir edayla vurdukça “Ha Sezai ha ping-pong masası” diye içlenmektedir.
Ne dokunaklı değil mi?
* * *

Hadi girin internete ve bu çok eski devirlere aitmiş gibi gözüken dokunaklı aşka nüfuz etmek için “Mona Roza” şiirini bulup okuyun.
50 yıllık büyük gizin aydınlanmasının hatırına…
Bir parça kederlenip aşka olan imanınızı tazeleyin.

Okuyun ve içinizi ısıtın:
“Yağmurlardan sonra büyürmüş başak / Meyveler sabırla olgunlaşırmış / Bir gün gözlerimin ta içine bak / Anlarsın ölüler niçin yaşarmış / Yağmurlardan sonra büyürmüş başak.”

xxxx

Mona Rosa
Sezai Karakoç

Mona Rosa siyah güller, ak güller
Geyve’nin gülleri ve beyaz yatak
Kanadı kırık kuş merhamet ister
Ah senin yüzünden kana batacak
Mona Rosa siyah güller, ak güller

Ulur aya karşı kirli çakallar
Ürkek ürkek bakar tavşanlar dağa
Mona Rosa bugün ben de bir hal var
Yağmur iğri iğri düşer toprağa
Ulur aya karşı kirli çakallar

Açma pencereni perdeleri çek
Mona Rosa seni görmemeliyim
Bir bakışın ölmem için yetecek
Anla Mona Rosa ben bir deliyim
Açma pencereni perdeleri çek

Zeytin ağaçları söğüt gölgesi
Ben de çıkar güneş aydınlığa
Bir nişan yüzüğü, bir kapı sesi
Seni hatırlatır her zaman bana
Zeytin ağaçları, söğüt gölgesi

Zambaklar en ıssız yerlerde açar
Ve vardır her vahşi çiçekte gurur
Bir mum ardında bekleyen rüzgar
Işıksız ruhumu sallar da durur
Zambaklar en ıssız yerlerde açar

Ellerin, ellerin ve parmakların
Bir nar çiçeğini eziyor gibi
Ellerinden belli olur bir kadın
Denizin dibinde geziyor gibi
Ellerin, ellerin ve parmakların

Zaman ne de çabuk geçiyor Mona
Saat on ikidir, söndü lambalar
Uyu da turnalar girsin rüyana
Bakma tuhaf tuhaf göğe bu kadar
Zaman ne de çabuk geçiyor Mona

Akşamları gelir incir kuşları
Konarlar bahçemin incirlerine
Kiminin rengi ak, kiminin sarı
Ah beni vursalar bir kuş yerine
Akşamları gelir incir kuşları

Ki ben Mona Rosa bulurum seni
İncir kuşlarının bakışlarında
Hayatla doldurur bu boş yelkeni
O sakin bakışlar bir su kenarında
Ki ben Mona Rosa bulurum seni

Kırgın kırgın bakma yüzüme Rosa
Henüz dinlemedin benden türküler
Benim aşkım sığmaz öyle bir saza
En güzel türküyü bir kuşun söyler
Kırgın kırgın bakma yüzüme Rosa

Artık anla beni muhacir kızı
Anla ve kabul et itirafımı
Bir soğuk, bir garip, bir mavi sızı
Alev alev sardı etrafımı
Artık anla beni muhacir kızı

Yağmurdan sonra büyürmüş başak
Meyveler sabırla olgunlaşırmış
Bir gün gözlerimin ta içine bak
Anlarsın ölüler niçin yaşarmış
Yağmurdan sonra büyürmüş başak

Altın bilezikler, o korkulu ten
Cevap versin bu kanlı kuş tüyüne
Bir tüy ki can verir gülümsemene
Bir tüy ki kapalı geceye güne
Altın bilezikler, o korkulu ten

Mona Rosa siyah güller, ak güller
Geyve�nin gülleri ve beyaz yatak
Kanadı kırık kuş merhamet ister
Ah senin yüzünden kana batacak
Mona Rosa siyah güller, ak güller